Dünya Haber Girişi: 10.03.2021 - 22:25, Güncelleme: 10.03.2021 - 22:25

CAMA HAYAT VEREN BABA & OĞUL

 

CAMA HAYAT VEREN BABA & OĞUL

HÜSEYİN ÖZDEMİR & ŞAHİN ÖZDEMİR
Kültür ve Sanat üzerine yaptığım çalışmalara bir yenisini daha eklemenin mutluluğu içerisindeyim. Gittiğim her sanat atölyelerinde şu güzelliği görüyorum. Mütevazi, misafirperver ve kadirşinas insanlarla karşılaşmak bana mutluluk veriyor ve işimi daha çok sevmeye sevk ediyor. Sanatın giderek yok olmaya ve azalmaya başladığını görmekteyiz. çünkü fabrikalaşma, seri üretim ve ithal edilen Çin mallarının yüzünden yerli tezgahlar birer birer kapanmaya başlıyor. Bizde boş durmuyoruz tabiki mesleğimizi devam ettirmek, kıyıda köşede kalmış bir atölye bulabilmenin heyecanı içerisinde araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bana manevi desteğini esirgemeyen çok kıymetli ve saygıdeğer İsmail KALYONCUOĞLU ağabeyim sağolsun çok tanıdıkları ve eski atölyeleri olan dostları ile benim için irtibat kurmayı sağlamaktadır ve müsait oldukça birlikte gitmeye gayret ediyoruz. Yolumuz Kalede Salman sokakta bulunan Angora cam atölyesine düştü uğradık sabahın soğuk vakti idi ama içeride kuzene yanıyor çay demlenmiş ekmekler kızarmış ve mütevazi kahvaltı ile sohbete başladık. Şimdi cama hayat veren Hüseyin ÖZDEMİR Bey anlatmaya başladı bizde dinleyip yazdık. Bu meslekte 50 yılını aştığını ve çocukları ile birlikte halen devam ettiğini anlattı. Her mesleğin zorluğu olduğu gibi güzel yanlarının da olduğundan bahsetti. Oğullarından Şahin ÖZDEMİR in yurt dışında cama hayat verdiğini, kültür ve turizm bakanlığı cam sanatçısı olduğunu, Sırbistan Belgrad da bu güzel işler yaptığını bahsetti. Hüseyin ÖZDEMİR beyde kendisi ve diğer oğlu ile birlikte cam atölyesinde devam ettiklerini bahsetti. Bizler her ne kadar meslekler kapanıyor diye sızlansak ta onlar yaşatmanın gayreti içerisindeler 50 yılı aşkındır devam ettiklerini kazançlarını sağladıklarını ve insanların mutfaklarına, salonlarına vitrinlerine ve duvarlarına süs eşyalarına varıncaya kadar cama hayat verdiklerinden bahsediyorlar. Kimi zaman ateşde ısıtıp eğip bükerek Çeşitli hayvan, doğa ve insan şekilleri veriyor, kimi zaman sade bir cama el makinaları yordamı ile çizerek ve nakış nakış işleyerek bir çiçek vazosu ,bir su bardağı,bir şekerlik ve yudum yudum içtiğimiz çay bardağı veya zemzem bardakları, şampanya bardakları ve likör bardakları gibi cama hayat vererek bizlere sunuyorlar. Bu işlenen camları otel Lobilerinde restaurantlarda ve Evimize gelen kıymetli misafirlerimize ikram sunduğumuz malzemelerdendir cam sanatı. Aslında insanoğlunun yapamayacağı, ulaşamayacağı bir olay yoktur dünyada.Ne kadar güzel bir sanat cama hayat vermek,herkes aynı mesleği yapamıyor ama bir mesleği yapan onda öyle bir ustalaşıyorki en güzel şekilde yapmanın gayreti içerisinde oluyor.insanoğlu aklını kullanarak ve görsellikleri takip ederek güzel işler ortaya çıkarıyor ve bizlere sunuyorlar. Böyle güzellikleri ortaya çıkarmak, yaşatmak ve yaymak için çocuklarımızı küçük yaşlarda çırak olarak yetiştirmek gerekiyor. Ancak büyükşehirlerde bunu yapmak ve yaşatmak insana zor geliyor, aileler çocuklar ezilip hor görülmesin diye çocuklarını göndermek istemiyorlar ve bu sebeple çalışma azmi ve gayret olmadığı için bir türlü meslek devam etmiyor. Aslında Ankara bir memur kenti olduğu içindir ki el emeği göz nuru mesleklere rağbet olmuyor. Ticaret ve üretim yapılmıyor, devletin bir tarafına yaslanmış olan bireyler de mesai saati dışında zaman harcamak istemiyorlar. Oysaki memurlarımız hafta sonu ve akşam geri kalan zamanlarında birkaç saatte olsa sanatla uğraşmanın güzelliğini görmenin farkına varmayı artırmak lazım gelir diye düşünüyorum. Hem üretim, hem kendini geliştirme, hemde aile bütçesine katkıda bulunmak çok güzel bir duygudur. Bu vesileyle Bize atölyesini ve gönlünü açan Hüseyin ÖZDEMİR beye ve Şahin beye kolaylıklar ve bereketli müşteriler diliyoruz. Ayrıca bana desteğini esirgemeyen Kıymetli ağabeyim bürokrat İsmail KALYONCUOĞLU beye şahsım ve Yeni Ufuk Gazetesi adına herkese teşekkür ederiz.     KÜLTÜR YAZISI HAZIRLAYAN; ŞENEL GÖNEN
HÜSEYİN ÖZDEMİR & ŞAHİN ÖZDEMİR

Kültür ve Sanat üzerine yaptığım çalışmalara bir yenisini daha eklemenin mutluluğu içerisindeyim. Gittiğim her sanat atölyelerinde şu güzelliği görüyorum. Mütevazi, misafirperver ve kadirşinas insanlarla karşılaşmak bana mutluluk veriyor ve işimi daha çok sevmeye sevk ediyor. Sanatın giderek yok olmaya ve azalmaya başladığını görmekteyiz. çünkü fabrikalaşma, seri üretim ve ithal edilen Çin mallarının yüzünden yerli tezgahlar birer birer kapanmaya başlıyor. Bizde boş durmuyoruz tabiki mesleğimizi devam ettirmek, kıyıda köşede kalmış bir atölye bulabilmenin heyecanı içerisinde araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bana manevi desteğini esirgemeyen çok kıymetli ve saygıdeğer İsmail KALYONCUOĞLU ağabeyim sağolsun çok tanıdıkları ve eski atölyeleri olan dostları ile benim için irtibat kurmayı sağlamaktadır ve müsait oldukça birlikte gitmeye gayret ediyoruz. Yolumuz Kalede Salman sokakta bulunan Angora cam atölyesine düştü uğradık sabahın soğuk vakti idi ama içeride kuzene yanıyor çay demlenmiş ekmekler kızarmış ve mütevazi kahvaltı ile sohbete başladık.

Şimdi cama hayat veren Hüseyin ÖZDEMİR

Bey anlatmaya başladı bizde dinleyip yazdık. Bu meslekte 50 yılını aştığını ve çocukları ile birlikte halen devam ettiğini anlattı. Her mesleğin zorluğu olduğu gibi güzel yanlarının da olduğundan bahsetti.

Oğullarından Şahin ÖZDEMİR in yurt dışında cama hayat verdiğini, kültür ve turizm bakanlığı cam sanatçısı olduğunu, Sırbistan Belgrad da bu güzel işler yaptığını bahsetti.

Hüseyin ÖZDEMİR beyde kendisi ve diğer oğlu ile birlikte cam atölyesinde devam ettiklerini bahsetti. Bizler her ne kadar meslekler kapanıyor diye sızlansak ta onlar yaşatmanın gayreti içerisindeler 50 yılı aşkındır devam ettiklerini kazançlarını sağladıklarını ve insanların mutfaklarına, salonlarına vitrinlerine ve duvarlarına süs eşyalarına varıncaya kadar cama hayat verdiklerinden bahsediyorlar.

Kimi zaman ateşde ısıtıp eğip bükerek Çeşitli hayvan, doğa ve insan şekilleri veriyor, kimi zaman sade bir cama el makinaları yordamı ile çizerek ve nakış nakış işleyerek bir çiçek vazosu ,bir su bardağı,bir şekerlik ve yudum yudum içtiğimiz çay bardağı veya zemzem bardakları, şampanya bardakları ve likör bardakları gibi cama hayat vererek bizlere sunuyorlar. Bu işlenen camları otel Lobilerinde restaurantlarda ve Evimize gelen kıymetli misafirlerimize ikram sunduğumuz malzemelerdendir cam sanatı. Aslında insanoğlunun yapamayacağı, ulaşamayacağı bir olay yoktur dünyada.Ne kadar güzel bir sanat cama hayat vermek,herkes aynı mesleği yapamıyor ama bir mesleği yapan onda öyle bir ustalaşıyorki en güzel şekilde yapmanın gayreti içerisinde oluyor.insanoğlu aklını kullanarak ve görsellikleri takip ederek güzel işler ortaya çıkarıyor ve bizlere sunuyorlar.

Böyle güzellikleri ortaya çıkarmak, yaşatmak ve yaymak için çocuklarımızı küçük yaşlarda çırak olarak yetiştirmek gerekiyor. Ancak büyükşehirlerde bunu yapmak ve yaşatmak insana zor geliyor,

aileler çocuklar ezilip hor görülmesin diye çocuklarını göndermek istemiyorlar ve bu sebeple çalışma azmi ve gayret olmadığı için bir türlü meslek devam etmiyor.

Aslında Ankara bir memur kenti olduğu içindir ki el emeği göz nuru mesleklere rağbet olmuyor. Ticaret ve üretim yapılmıyor, devletin bir tarafına yaslanmış olan bireyler de mesai saati dışında zaman harcamak istemiyorlar. Oysaki memurlarımız hafta sonu ve akşam geri kalan zamanlarında birkaç saatte olsa sanatla uğraşmanın güzelliğini görmenin farkına varmayı artırmak lazım gelir diye düşünüyorum. Hem üretim, hem kendini geliştirme, hemde aile bütçesine katkıda bulunmak çok güzel bir duygudur. Bu vesileyle Bize atölyesini ve gönlünü açan Hüseyin ÖZDEMİR beye ve Şahin beye kolaylıklar ve bereketli müşteriler diliyoruz. Ayrıca bana desteğini esirgemeyen Kıymetli ağabeyim bürokrat İsmail KALYONCUOĞLU beye şahsım ve Yeni Ufuk Gazetesi adına herkese teşekkür ederiz.

 

 

KÜLTÜR YAZISI

HAZIRLAYAN; ŞENEL GÖNEN

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniufukgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.