“DEVA PARTİSİNİ DİĞER PARTİLERDEN AYIRAN EN BÜYÜK ÖZELLİK İNSAN ODAKLI OLUŞUDUR”

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara İl Başkanı Ali Güven’le Söyleşi

“DEVA PARTİSİNİ DİĞER PARTİLERDEN AYIRAN EN BÜYÜK ÖZELLİK İNSAN ODAKLI OLUŞUDUR”
Haber albümü için resme tıklayın

Gazetemizin sorularını cevaplayan Güven, “Bizim en büyük hedef ve gayemiz 84 milyon vatandaşın rahat, huzurlu ve demokratik bir ortamda yaşayabileceği, kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, akşam yastığa başını koyduğunda aç ve açıkta kalmayacağı, susuz kalmayacağı, soğukta kalmayacağı bir ülke oluşturmak.” dedi.

Başkan Güven, sadece bir zümrenin zengin olduğu ve refah içerisinde yaşadığı bir Türkiye değil, adalet ve ekonominin düzenli orantılı şekilde dağıtıldığı, gelir adaletsizliğinin olmadığı, vatandaşın alım gücünün yerlerde sürüklenmediği bir Türkiye’yi inşa etmek istediklerini söyledi.

Bunun için yapılması gereken en önemli işlerden birisinin hukuk ve adalet alanında doğru adımların atılması olduğunu vurgulayan Güven, “Bugün domatesin kilosu 30 lira olduysa, karpuzun dili 37 liraya satılıyorsa, akaryakıtın litre fiyatı 2.4’lere geldiyse eğer vay bu vatandaşın hâline.” diye konuştu.

Mustafa BOŞDURMAZ

YENİUFUK – Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara İl Başkanı Ali Güven, DEVA Partisi’nin insan odaklı bir siyasi parti olduğunu vurgulayarak “Bizi diğer partilerden ayıran en büyük özellik de budur.” dedi.

Güven, “insan odaklı siyasi parti” kavramına açıklık getirirken, “Çünkü bizim sistemimizin içerisinde gerek üyelerimizde gerek genel merkez yönetim kurulu üyelerimizde gerekse genel başkan yardımcılarımızda çeşitlilik ön plana çıkmıştır. Yani sadece bir kesimden gelen insanların değil 84 milyon vatandaşı kucaklayacak bir demografik yapıya sâhip yönetim ortaya çıkmıştır. Bunun içerisinde sağcısı, solcusu, dindarı, liberali mevcuttur. Bunun içerisinde Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i mevcuttur. Yani baktığınızda bizim için iyi bir insan olması en önemli kriterdir.” diye konuştu.

Gazetemizin sorularını cevaplayan DEVA PARTİSİ Ankara İl Başkanı Ali Güven, “Bizim en büyük hedef ve gayemiz 84 milyon vatandaşın rahat, huzurlu ve demokratik bir ortamda yaşayabileceği, kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, akşam yastığa başını koyduğunda aç ve açıkta kalmayacağı, susuz kalmayacağı, soğukta kalmayacağı bir ülke oluşturmak.” ifadesini kullandı.

Başkan Güven, sadece bir zümrenin zengin olduğu ve refah içerisinde yaşadığı bir Türkiye değil, adalet ve ekonominin düzenli orantılı şekilde dağıtıldığı, gelir adaletsizliğinin olmadığı, vatandaşın alım gücünün yerlerde sürüklenmediği bir Türkiye’yi inşa etmek istediklerini söyledi.

Bunun için yapılması gereken en önemli işlerden birisinin hukuk ve adalet alanında doğru adımların atılması olduğunu vurgulayan Güven, “Bugün domatesin kilosu 30 lira olduysa, karpuzun dili 37 liraya satılıyorsa, akaryakıtın litre fiyatı 2.4’lere geldiyse eğer vay bu vatandaşın hâline.” dedi.

DEVA Partisi Ankara İL Başkanı Ali Güven’e yönelttiğimiz sorular ve cevapları şöyle:

SORU: Öncelikle hayırlı olsun. Çok geç kalmış bir süreç içerisinde geldik ama yine de yeni geldiğimiz için hem partinize hem sizlere hayırlı ve uğurlu olsun, inşallah Cenabıallah gönlünüze göre verir. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sevgili Başkan’ım öncelikle partinizin çalışmaları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Neler yapıyorsunuz?

CEVAP: Mustafa Bey hoş geldiniz, öncelikle bu ziyaretiniz bizleri ziyadesiyle memnun etti. Yeni ufuk gazetesi çalışanları ve sizlerin şahsınıza teşekkür ediyor ve hoş geldiniz diyoruz. Sizin de bildiğiniz gibi yeni kurulan siyasi partilerin öncelikli amacı teşkilatlanmaktır ve bu teşkilatlanmayı bulundukları ilin tamamında gerçekleştirmek ana hedefleridir. Biz de Ankara İl Başkanlığı olarak Ankara’nın 25 ilçesinde teşkilatlanma sürecimizi 13 Ağustos itibarıyla başlattık ve 29 Aralık 2021 tarihi itibarıyla da Ankara’da 25 ilçe başkanımızı görevlendirmiş ve akabendi de büyük kongresini yapmış olan bir siyasi partiyiz. Bugün itibarıyla Ankara’nın 25 ilçe başkanlarımız yönetimleriyle birlikte çalışmalarını sürdürüyorlar. Bizler de Ankara il yönetimi olarak hem kurulmuş ve 29 Aralık’ta da seçilmiş il yönetimi olarak görevimize devam ediyoruz.

İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERLE BİRLİKTE İFTAR AÇIP YARALARINA BİR NEBZE MERHEM OLMAYA ÇALIŞIYORUZ

SORU: Çalışmalarınızda sosyal faaliyetler anlamında çeşitli etkinlikler yapıyor musunuz? Bu pandemi süreci sizi de etkiledi mi?

CEVAP: Pandemi herkesi etkilediği gibi bizi de etkiledi. Çünkü partimizin kuruluş tarihi 9 Mart itibarıyla pandeminin ilk vakasının açıklandığı tarihe denk geldi. Öyle olunca iki yıllık süre içerisinde istediklerimizin tamamını gerçekleştirebildik mi gerçekleştiremedik. Çünkü sokağa çıkma yasağının olduğu bir dönem oldu. Bir dönem kısmi kapanmalar oldu ama mümkün olduğu kadar siyaseti ve teşkilatlanmayı boş bırakmadan yolumuza devam ettik. Bunları yaparken teşkilatlanmanın en önemli unsurları ilçe başkanları ve ilçe yönetim kurullarını oluşturmak. Bunları oluşturduktan sonra bunların kongrelerini yapıp seçilmiş konuma getirmek ve bunları da yaparken yeni kurulmuş bir siyasi parti olmanın verdiği görevleri de yerine getirdik. Nedir bu görevler diye düşünecek olursak eğer, ilk önce partimizsin bilinirliği ve duyulur olmasını artırmak için saha çalışmaları yaptık. Yani sokağa inip Ali Babacan dediğimizde halkın bir kesimi Sayın Genel Başkan’ımız Ali Bey’i tanıyordu. Ama DEVA Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi dediğimizde doğru eşleşmeler meydana geliyordu. Onun için teşkilatlarımızın birinci vazifesi Demokrasi ve Atılım Partisi kısaltması DEVA Partisi ve partinin de Genel Başkanı Ali Babacan diye halkımıza bunu anlatmaya başladık. Buna nereden başladık? Öncelikle taksi duraklarından başladık, sonra muhtarlıklardan daha sonra STK ziyaretleri ile devam ettirdik. Yani toplumun geniş kitlelerini ve kesimlerini kucaklayan ve onları temsil eden gruplarla bir araya gelmeye başladık. Sonra hemşeri dernekleri ile devam ettirdik. Bu arada Türkiye’nin bir ajandası ve bir takvimi var. Önemli günler, önemli haftalar, bayramlar gibi. Bunları da belli bir periyoda bağlayıp bunların içerisinde sosyal sorumluluk projelerine de imzamızı attık. Bugün Ramazan’ın 17’nci günü. Yani 17 gündür hiç boş bırakmadık her gün gerek Genel Başkanımız gerekse Genel Başkan Yardımcılarımızla, gerek il yönetim kurulu üyelerimizle gerekse ilçe başkanlarımızla Ankara’nın 25 ilçesinde ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaşıyoruz onlarla birlikte iftar sofralarını gerçekleştiriyoruz. Onların bir nebze yarlarına merhem olabilmek için elimizden gelen gayret ve çabayı göstermeye çalışıyoruz. Bunun haricinde sahur programları başladı. Örnek verecek olursak eğer dün genel merkezimizde Genel Başkan’ımızın liderliğinde Ankara Şoförler Odası, Ankara Minibüsçüler Odası ve Ankara Özel Halk Otobüsçüler Odasından 15’er kişilik heyetler hâlinde misafirlerimiz vardı. Onlarla hem yaşadıkları sıkıntıları konuştuk hem de ramazanımızı eda edip, iftarımızı açmış olduk. Çok güzel bir sohbet ortamımız oldu.

PARTİMİZE OLAN TEVECCÜH HER GÜN DAHA DA ARTIYOR

SORU: Başkanım partinize teveccüh nasıl?

CEVAP: Bizim en iyi yaptığımız işlerden birisi kapı taraması. Akşam saat 19.00 ile 21.00 arası Ankara’nın 25 ilçesinde ilçe başkanlarımız üçerli gruplar hâlinde belirledikleri cadde ve sokaklarda apartmanlarda kapı taraması gerçekleştiriyorlar. Bu kapı taramalarından aldığımız geri dönüşler asıl sokağın nabzıdır. Biz bunları ciddiye alıp çok önemsiyoruz. Televizyonlarda veya bir takım yazılı medya kuruluşlarında bir takım anketler paylaşılıyor. Ve o anketlerde bizi küçük bir parti gösterme gibi bir çaba ve gayretin olduğunu gözlemliyoruz. Ama verilen cevaplar ve geri dönüşlere baktığımızda aslında iktidarın bizi ciddiye aldığının farkındayız. Yaptığımız kapa taramalarında ortalama üçer kişilik ekipler hâlinde bir ekip bir akşamda yaklaşık 50 hane taraması gerçekleştiriyor. 50 hanenin kapısını çalıp Sayın Genel Başkan’ımızın kıymetli hemşerilerine yazdığı bir mektup var bu mektubu takdim edip partimizin hazırlamış olduğu dökümanlarla birlikte bir takım bilgilendirmeler yapılıyor. Bunu yaparken bu 50 hanenin %10’u evde olmuyor. Geriye kalan 45 hanenin en az 15 hanesi bize yoğun bir ilgi ve teveccüh gösteriyor. Geriye kalan 30 haneden 5 tanesi farklı bir siyasi partiyi desteklediklerini belirtip teşekkür ediyorlar. Ama geriye kalan 25 hane de şu anda inceleme, gözlemleme ve araştırma döneminde olduklarını belirterek seçim kararı alındığında sandık kurulup oy pusulaları oluşturulduğunda o zaman kararlarını vereceklerini söylüyorlar. Biz zaten yaptığımız çalışmalarda vatandaşlarımıza diyoruz ki, “Seçim gününe kadar bekleyin. O güne kadar araştırın, inceleyin ve analizlerinizi yapın, seçim hattına sandık başına gittiğinizde de neyi istiyorsanız ona oy verin. Doğru ne ise kalbinizden ne geliyorsa onu destekleyin. “ diye ifade ediyoruz. Yoğun bir çalışma sürecimiz var. Yeni hükûmet kurulduğunda nelerin yapılması gerektiği konusunda hazırlıklarımızı yapan bir siyasi partiyiz. DEVA Partisinin en önemli özelliklerinden bir tanesi planlı, programlı ve disiplinli olmasıdır….. Yani Allah nasip eder milletimiz de teveccüh gösterip oy verirse eğer seçildiği gün anında uygulayacağı ve hayata geçireceği çalışma programları oluşturulmuş durumda şu anda. Eskiden siz de hatırlarsınız hükûmetler seçimi kazandıktan sonra halkın karşısına geçer “Hükümet eylem planı oluşturacağız onun için bize müsaade edin.” derlerdi. Biz şimdi onları oluşturuyoruz. Seçimden sonra bunun için ekstra süre istemeyeceğiz hemen uygulamaya geçeceğiz. DEVA Partisi ve Ali Babacan’ın farkı da burada ortaya çıkmış olacak. Partimize olan teveccüh her geçen gün daha da artıyor.

SORU: Yeni bir siyasi partisiniz. Partinizi siyasi yelpazede nasıl konumlandırıyorsunuz. DEVA Partisini diğer siyasi partilerden ayıran farkı nedir?

CEVAP: DEVA Partisi’nin en büyük ve en önemli özelliği insan odaklı bir siyasi parti oluşudur. Ne demek insan odaklı bir siyasi parti? Bizim sistemimizin içerisinde gerek üyelerimizde gerek genel merkez yönetim kurulu üyelerimizde gerekse genel başkan yardımcılarımızda çeşitlilik ön plana çıkmıştır. Yani sadece bir kesimden gelen insanların değil 84 milyon vatandaşı kucaklayacak bir demografik yapıya sâhip yönetim ortaya çıkmıştır. Bunun içerisinde sağcısı, solcusu, dindarı, liberali mevcuttur. Bunun içerisinde Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i mevcuttur. Yani baktığınızda bizim için iyi bir insan olması en önemli kriterdir. Genel Başkan bana bu görevi tevdi ettiğinde ilçelerdeki organizasyon şemasını kurmak açısından “Bani bir tavsiyeniz var mı?” dediğimde şu cevabı aldım. “Seçtiğiniz insanlar iyi insanlar olsun. Ahlaklı insanlar olsun. Tanınmış insanlar olsun ama iyi tanınmış insanlar olsun.” Toplumda biliyorsunuz bazı insanlar tanınıyor ama sorduğunuzda ama kimse iyi demiyor. “Kötü tanınmış insanlarla yolunuz kesişmesin, ticaret yapıyorsa iyi ticaret yapan, başka işler yapıyorsa yine iyi işler yapan insanlar olsun.” demişlerdi. Çok şükür biz de Ankara’nın 25 ilçesinde bu minvalde çalıştık ve güzel de neticeler aldık. İnşallah başarılı bir süreç yaşayacağız.

TÜRKİYE’DE SAĞCI, SOLCU DİYE BİR DENKLEM KALMADI VE İYİ YÖNETİM KÖTÜ YÖNETİM DİYE BİR SÜRECE GİRİLDİ

SORU: Siyasi yelpazede nerede yer alıyor partiniz. Sağda mı, solda mı, yoksa merkezde mi?

CEVAP: Türkiye’de şu anda sağcı, solcu diye bir denklem kalmadı. Şu anda Türkiye’de iyi yönetim veya kötü yönetim diye bir sürece girildi. Baktığınızda bu son seçim kanunu yani Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’nda 50 artı 1 kriterinin oluşması artık insanları kategorize etmek değil 50 artı 1’e uyumlu bir çalışma ortamı nasıl sağlanır buna bakılmaya başlandı. En nihayetinde Ak Parti, MHP, birkaç küçük siyasi partiyle birleşerek son Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Cumhur İttifakını oluşturdular. Bugün baktığımızda orayı da milliyetçi, muhafazakâr yüzde yüz sağcı diye nitelendiremeyiz. Onu da farklı fragmanlar var destekleyen. Onun için önemli olan insan odaklı, 84 milyon vatandaşın rahat, huzurlu ve demokratik bir ortamda yaşayabileceği, kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, akşam yastığa başını koyduğunda aç ve açıkta kalmayacağı, susuz kalmayacağı, soğukta kalmayacağı bir ülke oluşturmak. Bizim hedef ve gayemiz bu. Sadece bir zümrenin zengin olduğu ve refah içerisinde yaşadığı bir Türkiye değil, adaletin de ekonominin de düzenli ve orantılı bir şekilde dağıtıldığı, gelir adaletsizliğinin olmadığı, vatandaşın alım gücünün yerlerde sürüklenmediği bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bunun için de yapılacak en önemli işlerden bir tanesi hukuk ve adalet alanında doğru adımların atılmasıdır. Ekonomi ve enflasyon tarafında gerekli mücadelenin verilmesi, vatandaşın ne maaş aldığı değil aldığı maaşla neler aldığının ön plana çıktığı bir sürecin yaşanması. Bugün domatesin kilosu 30 lira olduysa, bugün karpuzun dili 37 liraya satılıyorsa, bugün akaryakıtın litre fiyatı 2.4’lere geldiyse eğer vay bu vatandaşın hâline. Onun için bunların hepsinin bertaraf edilmesi ve kontrol altına alınması lazım. Bugün sizden önce Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliğini ziyaret ettim. Siz de bilirsiniz “Anası olmayanın danası olmaz.” Bir atasözümüz vardır. Anasına sahip çıkacaksınız ki, süte sahip çıkacaksınız ki dana olacak ve et üretilecek. Bu millet de proteini buralardan sağlamış olacak. Şimdi ne süte sahip çıkıyoruz, ne danaya sahip çıkıyoruz, ne anasına sahip çıkıyoruz. Yem fiyatlarından, gübre fiyatlarından, akaryakıt fiyatlarından bahsettik. Sulama maliyetlerinden bahsettik. Girmiş olduğumuz girdap ekonominin ne kadar çok yerlerde olduğunu, enflasyonun ne kadar çok yüksek olduğunu bir kere daha gösterdi. Bugün gübre fiyatının tonunun 15 bin lira olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ayaş’ta da vardır, Kalecik’te de vardır, Polatlı’da da vardır. Dönümünü 10 bin liraya alabileceğiniz bir sürü tarla vardır. Ama gübreyi 14 bin liradan aşağı alamıyorsunuz. 14-15 bin liraya gelmiş tonu. Sonra çiftçiye diyorsunuz ki ekin ve biçin. Nasıl ekecek, nasıl biçecek kimse de bir yol ve yöntem göstermiyor. İnşallah bunların hepsinin çözümü bizde var. Tarımda, ekonomide ve daha diğer alanlarla ilgili eylem planlarımız hazır. Neler yapacağımızı hazırladık.

SORU: Başkanım daha çok sizin teşkilatlarınızın Ak Parti kaynaklı ve tandanslı olduğu. Ak Parti’den geldiği biliniyor. Sizce gerçekten böyle mi? Eğer böyleyse sizi Ak Parti’den ayıran özellikler nelerdir?

CEVAP: Şimdi bugün itibarıyla DEVA Partisi 140 bin üye sayısını geçmiş durumda. 81 vilayette teşkilatlanmış, 973 ilçenin 750’sinde ilçe teşkilatını kurmuş bir siyasi partiyiz. Bu sayıya baktığımızda ve dağılım nasıl dediğimizde, Ak Partililer azınlıkta kalıyordur. Büyük çoğunluğu siyasete yeni girmiş olan insanlardan oluşuyor. Tecrübe elbette önemli. Ak Parti’nin temelinde de iyi bir okuldu. Ben de Ak Parti’nin gençlik kollarında yetişmiş, ilçe başkanlığı yapmış bir arkadaşınız ve kardeşinizim. Bu dünyada iyi olan her şeyi alıp kötü olan şeyle re mesafeli kalmak lazım. Biz Ak Parti’de siyaset ve teşkilatçılık adına, Ankaralılık adına, vatan ve millet sevdası adına alınması gereken ne varsa aldık. Ama kötü veya beğenmediğimiz ve hoşumuza gitmeyen şeylere de dönüp bakmadık. DEVA Partisi içerisinde siyaset yapan Ak Parti’den gelmiş olan birçok arkadaşımız, abimiz, genel başkan yardımcımız, geçmiş dönem bakanlık yapanlara baktığımızda da onlar da siyaseten Ak Parti’nin iyiliklerinden, güzelliklerinden, tecrübelerinden aldıklarını burada uyguluyorlar. Ama çoğunluk diyemeyiz. 94 kişilik kurucu heyete baktığımızda kaç Ak Partili var? Saymadım ama herhalde 14’ü geçmez. Belki o kadar bile yoktur. 81 vilayetin 81 il başkanına baktığımızda kaçı Ak Partilidir diye, herhâlde 10 veya 12 kişidir. Bu da çok değildir. Bir istatistik tutmadık. Sonuçta bu ülkeyi 20 yıl yönetmiş olan ve hâlâ da yöneten bir siyasi partiden bahsediyoruz. Bugün bizim en çok zorlandığımız konulardan birisi üye yapmak. Çünkü üye yapmak için üye formunu doldurduğunuz arkadaşların birçoğu farklı siyasi partilere ve Ak Parti’ye üyelikleri çıkıyor. Kimi bilinçli kimisi ise bilinçsiz olarak üye olduklarını belirtiyor. Böyle bir ortamda yaşıyoruz. Onun için Ak Partili olmayan bir insanı bulmak da çok kolay bir şey değil.

MİLLET İTTİFAKININ ANKARA İL BAŞKANLARI İLE BİR DİYALOG SORUNUMUZ YOK VE BİR DEFA BİR ARAYA GELDİK

SORU: Başkanım şimdi malumunuz iki farklı ittifak var şu anda. Cumhur ve Millet İttifakları diye. Ankara’da Millet İttifakının il başkanları ile bir araya geliyor musunuz?

CEVAP: Bir araya geldiğimiz oldu. Bir birliktelik olacaksa, bir yol yürünecekse eğer, bu yol mahalleden ve sokaktan başlar yukarı genel merkezlere kadar devam eder. Sadece yukarıda genel merkezlerin anlaştığı ama aşağıda birlik ve beraberliğin olmadığı zaman buna ittifak da denilemez, birliktelik ve kolektif yapı da denilemez. Onun için eğer yukarıda bir birliktelik olacaksa onun da zincir etkisiyle aynı bir piramidin tabana nasıl genişleyerek yayılışı varsa bunun da böyle olması lazım. Ama bunların olabilmesi için de çok ciddi bir zamana ihtiyaç var. Yukarıda genel başkanların konuştuğu ve fikir alış verişinde bulunduğu şeyleri tabana, mahalleye hatta üyeye kadar sindirmek ve kabul ettirmek lazım. Aksi hâlde bir tarafı boş bir yapı olur. Bunların olabilmesi için de uzun soluklu bir çalışma ortamının oluşması lazım. Yani bugünden itibaren 6 genel başkanın bir araya gelerek başlatılan bir sürece ittifak diyemeyiz. Bir ittifak olması için çalışma platformu dersek daha doğru olur. Çünkü çok çeşitli konular var ve o konularda mutabakatın sağlanabilmesi için bir sonraki aşamaya geçilmesi lazım. Belki geçilecek belki geçilemeyecek. İnşallah verimli ve memleketin hayrına çalışmalar, görüşmeler olur ve süreç takip edilir. Biz de 6 il başkanı olarak bir kere bir araya geldik. Öncesinde de bireysel olarak zaten görüştüğümüz arkadaşlarımızdı. Toplu olarak 6 il başkanı hâlde bir defa bir araya geldik. O da 6 genel başkanın ilk olarak buluşmasından bir hafta sonra gerçekleşti. Bir akşam yemeği yedik. Sohbet ettik. Birebir de diyaloğumuzu ve samimiyetimizi 6’lı masaya yansıtmış olduk. Bir diyalog ve iletişim problemimiz yok. Hepimizin ortak noktası Ankara. Bu Ankara’yı daha başarılı, daha güzel inşa edebiliriz buna bakıyoruz. Bunun için de yapılacak bir şey varsa eğer biz elimizden geleni yapmaya hazırız.

SORU: Tabanınız bu konuda ne düşünüyor?

CEVAP: Bunu bir nihai neticeye sokmak çok doğru olmaz. Bugüne kadar iki tane buluşma gerçekleşti. Birincisinde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle ilgili mutabakat ortaya konuldu. Ondan sonra yeni konular belirlendi. O konularla ilgili çalışma kararı alındı. Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme baktığımızda biz de mutabıkız bu konuda. Biz bu Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin ülkemize çok uygun olmadığını, Türkiye şartlarına uygun bir sistem olmadığını düşünüyoruz. Ve bunun da proaktif olmasını istiyoruz. Yasama, yürütme ve yargının yani güçler ayrımının daha çok oturmasını, tek bir noktadan değil her noktadan kontrol edilebilen ve yönetilebilen, şeffaf ve denetime açık bir sistem olmasını istiyoruz. Diğer 5 siyasi parti de buna destek verdi. Böyle olunca 6 parti olarak mutabakat sağlanmış oldu. Şimdi değer konulara da bakacağız. O konularda da alnı düşünüyor muyuz aynı düşünmüyor muyuz? Onun için yolun sonunu ve günün sonunu görmek lazım. Şimdiden bir şey söyleyip sürece de zarar vermemek lazım.

SORU: Başkanım en son Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal’ın yapmış olduğu bir açıklama 6’lı masada herhangi bir krize sebep oldu mu? Kimi kast etti sizce?

CEVAP: Neyi kast ettiğini bilmiyorum. Ama bizi kast etmediğini Fox TV kanalında katıldığı bir sabah programında dedi ki “Benim sözüm ne Ali Babacan’adır ne de Ahmet Davutoğlu’nadır. Onlar da bu ülkede gerekli mücadeleyi vermiş ve vermeye devam eden iki genel başkandır.” Onun için biz onun bu beyanını ciddiye alıyor ve kabul ediyoruz. Bizi kast etmediğini de biliyoruz. Ama kimleri kast etti onu da anlamış değilim. Bu ayın 24’ünde Pazar günü Gültekin Bey’in ev sahipliğinde üçüncü buluşma gerçekleşecek. Herhalde orada konuşurlar ve Gültekin Bey’e de sorarlar kimi kast ettiniz diye. Genel Başkanımız bizimle paylaşırsa biz de sizinle paylaşırız.

ÖNÜMÜZDEKİ YEREL SEÇİMLER İÇİN ŞİMDİDEN ANKARA’NIN 25 İLÇESİ İÇİN AYRI AYRI EYLEM PLANLARI OLUŞTURDUK

SORU: DEVA Partisi olarak Ankara’da 2024 Yerel Seçimleri için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Büyükşehir belediye Başkanı ile görüşmeleriniz oluyor mu?

CEVAP: Kesinlikle bir hazırlığımız var. 29 Aralık’ta kongremizi yaptıktan sonra dedik ki Ankara’da yapılacak bundan sonra önemli işlerimizden bir tanesi 25 ilçeye 25 eylem planımızı oluşturmak. “Nedir bu 25 İlçe 25 Eylem Planı?” derseniz eğer, seçimlere 25 ay vardı o zaman. 25 ay kala her ay bir eylem planı açıklayacağız beyan edeceğiz, yerel yönetimlere nasıl hazırlandığımızı ve bizim ne kadar çok planlı, programlı ve disiplinli bir siyasi parti olduğumuzu göstermiş olacağız. Birincisini Kızılcahamam’dan başladık. Kızılcahamam İlçe Başkanımız Yerel Yönetimlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcımız ve Yerel Yönetim Komisyonumuzla birlikte arkadaşlarımız hummalı bir çalışa yaptılar. Yerel yönetimle ilgili olarak üç ayrı konu oluşturduk. Birincisi ilk önce ilçemizi her şeyi ile iyi tanıyoruz. Görüyoruz ki detaylı bir analiz yapıldığında ilçelerde meslek körlüğü anlamında bir takım körlükler oluşabiliyor. İlçenin kimlik bilgisini, demografik yapısını, tarihî ve kültürel alanlarını, geçim kaynaklarını hepsinin analizini yapan çok güzel bir çalışma hazırladık. Sonra bu ilçemizin yerelde ve geneldeki problemleri nelerdir? Bunları tespit ettik. Sonra bu problemlerin çözümleri nasıl olmalıdır diye Kızılcahamam’da bir toplantı düzenleyip onların ilçe başkanlarımızın fikirlerini aldık. Ondan sonra yereldeki problemlerin çözümü geneldeki problemlerin çözümü ile ilgili bir eylem haritası oluşturduk. En sonunda tamam problemler ve çözümleri de bunlar. Peki, DEVA Partisi’nin bir belediye başkan adayı bu ilçeye geldiğinde buraya DEVA Partisi adına nasıl bir vizyon katacak, neler yapacak? Onu da orada ekledik. Ankara’nın 25 ilçesinde böyle eylem planları oluşturduk. Bu eylem planlarını oluştururken cadde cadde, sokak sokak haneleri dolaşıyoruz. Her vatandaşımıza Demokrasi ve Atılım Partisi’nden ve Ali Babacan’dan bahsediyoruz. Hem problemleri tespit ediyoruz hem bu problemleri n çözümleri ile ilgili eylem planlarını oluşturuyoruz. Bu oluşturduğumuz planları gerekli meslek odaları ile paylaşıp görüş ve düşüncelerini alıyoruz. Bilimi mümkün olduğu kadar iyi içerisine katıyoruz. Bu eylem planlarını oluştururken o ilçedeki vatandaşlarımıza ulaşmış oluyoruz. STK’lara ulaşmış oluyoruz. Hepsiyle görüş alış verişlerimizi gerçekleştirmiş oluyoruz. Seçim kararı alındığında ilçe belediye başkanımızı ilan ettiğimizde ne yapacağı, vatandaşa ne yapacağı elinde hazır olacak. Vatandaş da bize oy verdiğinde nasıl bir hizmet beklediğini, nasıl bir hizmet alması gerektiğini ortaya koymuş olacak. Onun için sürpriz hiçbir şey yoktur DEVA Partisi’nde. Hepsi bir gayret, çalışma ve çabayla ortaya çıkacak argümanlar olacak.

SORU: Belediye başkan adaylarınızı nasıl seçeceksiniz? Bir ön seçim yapacak mısınız yoksa diğer partiler gibi mi yapacaksınız?

CEVAP: Bizim tüzüğümüzde ön seçim var. Teşkilatların içerisine müdahil ve dâhil olduğu, onların fikir ve görüşlerinin önemli olduğu bir süreç olacak. Ben şimdiden tüm ilçe başkanlarına diyorum. Eğer, kafasında belediye başkan adayı olmak isteyen varsa durmasın, gece gündüz demesin, emanetçi gibi değil oranın sahibi gibi çalışsın yarın bir gün ön seçim olduğunda kimseden herhangi bir ayrıcalık beklemesin. Yapılabilecek her türlü seçimde sandıktan çıkabilecek durumda hazır olsun. Bizim verdiğimiz talimatımız bu. Onlar da bu doğrultuda çalışmalarını yapıyorlar. Allah herkesin gönlüne göre versin.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SAYIN MANSUR YAVAŞ’I ZAMAN ZAMAN ZİYARET EDİYORUZ

SORU: Son olarak başkanım şunu sormak istiyorum. Büyükşehir Belediyesi ile ilişkileriniz nasıl? Mansur Yavaş Bey’le herhangi bir yakın temaslarınız oluyor mu?

CEVAP: Belirli periyotlarda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mızı ziyaret ediyoruz. Ortalama altı ayda bire tekabül ediyor. 25 ilçe başkanımızdan aldığımız yapılması gereken eksikliklerle ilgili olarak raporlarımızı hazırlayıp kendilerine takdim ediyoruz. Diyoruz ki, “Ankara için yapılacak olan her iyi konuda yanınızdayız, her kötü ve olumsuz konuda da karşınızdayız. Bunlar ilçelerimizden gelen talep ve isteklerdir. Bunların ivedilikle yapılması lazım. Vatandaşın rahatı ve huzuru için. “ O da sağ olsun bizi kırmadı. Bugüne kadar ilettiğimiz talep ve isteklerle ilgili olarak büyük bir hassasiyetle davrandı. Yapılması gerekenler konusunda hemen talimatlarını verdi. Zamanı olan konularla ilgili olarak da bizi bilgilendirdi. Biz her gittiğimizde eksiklikleri hatırlatıyoruz. Mansur Bey’le diyaloğumuz var ve görüşüyoruz. Ankara için güzel olan her şeyde kim varsa yanındayız, kim yoksa da karşısındayız.

SORU: 6’lı İttifak 2024 Yerel Seçimlerinde de devam edecek mi?

CEVAP: Şimdi orta ve uzun vadeli bu konularda fikir beyan etmek çok doğru olmaz. Sadece tahminlerimizi söyleyebiliriz. 2024’ün ne olacağı 2023’ün ne olduğundan belli olur. Önemli olan burada 2023 yılının başarılı bir şekilde üstesinden gelmektir. Eğer 2023 yılı başarılı bir neticeye erdirilirse ondan sonra 2024’ün planlanması daha kolay olur. Bugüne baktığımızda en son yapılan yerel seçimler 2019 Yerel Seçiminde bu Millet İttifakının büyükşehirlerde sergilemiş olduğu başarı bugün onların 2023 Genel Seçimlerinde birlikte hareket etme ve çalışma zeminini oluşturmuştur. Yani düne kadar CHP, İYİ Parti bir ardada olmasaydı bu yerel seçimlerde büyük b.ir başarı elde etmeseydi eğer bugün bu birliktelik konuşulmuyor olacaktı. Onun için her başarılı bir hamle kendisinden sonra gelecek olan yeni bir başarılı hamleyi doğuruyor. Onun için birinci öncelik 2023’ün hayırlı bir neticeye kavuşturulması lazım. Ondan sonra 2024’te ne yapıyoruz diye kolları sıvayıp ona hazırlanmak lazım.

#

22 Nis 2022 - 19:15 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.