ERTUĞRUL GAZİ VE OSMAN GAZİ’NİN AYAK İZLERİ

KAYI BOYU ERTUĞRUL GAZİ VE OSMAN GAZİ’NİN AYAK İZLERİ Ben Orta asya’dan gelmiş Dünya’ya uygarlık ve medeniyet yaymış Üç kıt’ada at oynaymış Tarihe şan...

KAYI BOYU

ERTUĞRUL GAZİ VE OSMAN GAZİ’NİN AYAK İZLERİ

Ben Orta asya’dan gelmiş

Dünya’ya uygarlık ve medeniyet yaymış

Üç kıt’ada at oynaymış

Tarihe şan ve şeref vermiş

Bir neslin ahfadıyım ben.

Geçmişim. Geleceğim Türk,

Müslüman Türk çocuğuyum ben.

*****

Kendimi hep böyle tanıtmak isterim. Bu sebeple ecdadımızın coğrafyadaki izlerini sürme gayreti içerisinde olmaya gayret ediyoruz ve bundan da özel haz alıyorum.

Oğuzların 24 kolundan biri olan Kayılar Oğuz Ata’dan itibaren; Kızıl Buğa, Kaya Alp, Süleyman Şah – Gündüz Bey ( konusu tartışmalıdır. Bizce Ertuğrul Gazi’nin Babası Gündüz Bey’dir. Bunun en belirgin isbatı Osman Gazi’nin Yenişehirde bastırdığı sikkelerde Gündüz Bey’in adının geçmesidir.) Ertuğrul Gazi, Osmangazi liderliğinde göç sürecini tamamlayan kuruluş coğrafyasına kadar gelmişlerdir.

Horosan ve Merv bölgelerinde varlıklarını sürdüren Kayı’lar 12 yüzyılın sonlarında Anadolu’ya göçlerinde 70 bin çadırlık bir nüfus potansiyeline sahiptiler ve çeşitli bölgelere dağıldılar. 70 yıl süren göç yolculuğu sonunda Söğüde gelindiğinde Ertuğrul Gazi’nin yanında sadece 400 çadırlık bir nüfus vardı.

OSMAN GAZİ’NİN AYAK İZLERİ

Biz Şeyh Edebalı Üniversitesinin Tarih doktora öğrencisi Mehmet Can Çetin’e Bamsı ve Murat Kuru ile birlikte kuruluş coğrafyasında Osman Gazi’nin ayak izlerini takip etmekteyiz. Bunun için tüm kuruluş coğrafyasını üşenmeden, meşakkatlere katlanarak dolaşmaktayız.

Osmanlı Devletinin kuruluşunda tesadüf- tevafuklara yer yoktur. Uzun yaşayan bütün imparatorlukların çöküş sebeplerinden ders çıkararak kurulmuş ve en uzun yaşayan devlet olmuştur.

OSMAN GAZİ’NİN FETİHLERİ

Kulacahisar, Karacahisar, Bilecik, Yarhisar, İnegöl, Harmankaya, Köprühisar, Marmaracık, gibi yerlerler fethedilmiştir.

Sakarya nehri vadisinde bulunan Lefke, Mekece, Akhisar, Gölpazarı, Geyve, Mudurnu ve Leblebici kaleri de ele geçirildi.

Osman Gazi tarafından Bursa ve İznik’in alınması hazırlıkları arasında kale ve kuleler de yaptırmıştır.

Bütün bunlar gerçekleştirilirken Ahi Şeyhi Şeyh Edebalı’nın manevi önderliği söz konusudur.

Biz ekip olarak Osman Gazi’nin izlerini sürmeye devam edeceğiz inşallah.

VAKIFLARIN EMEKTARI ALİ KILCI BEYEFENDİNİN ANLATIMIYLA

KAYI ’LARIN İLK ESERİ KUYULU MESCİT “”” Kayıların Söğüt’teki ilk eseri olan Kuyulu Mescit, 1268’li yıllarında Ertuğrul Gazi tarafından yaptırılmıştır. Mescide sonradan eklenen giriş bölümü ise 1902’li yıllarda Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın armağanıdır. Dolayısıyla Osmanlı’nın ilk ve son eserinin ikisi bir arada olduğu nadide bir mekândır Ertuğrul Gazi Kuyulu Mescidi. Asıl adı “Ertuğrul Gazi Mescidi” olan Kuyulu Mescid’in çok ilginç bir hikâyesi vardır. Ertuğrul Gazi, Kayı Boyu’nun beyidir. Osmanlı’nın

babası sayılan Ertuğrul Gazi, Ahlat’ta dünyaya gelmiş, göçebe hayatını sonlandırmak için bir sonbahar ayının kırağı çalan günlerinde, dört yüz çadırla Söğüt’e gelir. Etrafındakilere, nerede çok duman çıkıyorsa oraya yerleşeceğiz der. Söğüt düzlüğünün en kalabalık yerleşimi olan Rum mahallesine yakın çadırlar kurulur. Karşı mahalle Müslümanlarındır. Rumların kendilerine ait bir kiliseleri vardır. Müslüman göçmenler Ertuğrul Gazi’den topluca ibadet etmeleri için bir cami yaptırmasını isterler. “Sen beysin buna gücün yeter.” derler. Ertuğrul Gazi bu isteğe olumlu bakar. Caminin nerede yapılacağının istişaresi yapılır. Herkes caminin karşıdaki Müslüman mahallesinde olmasını ister. Ertuğrul Gazi aksine, caminin Rum mahallesinde olmasını, kendilerinden etkilenecek Rumların Müslüman olacağını düşünür. Uzun tartışmalar sonucu Ertuğrul Gazi’nin isteği kabul edilir ama pek çok Müslüman bu karara itiraz edip gönül koyar. Ertuğrul Gazi, caminin yapılacağı yere karar verir ve arsasını o bölgenin sakini olan arsa sahibi Rum’dan satın alır. Toplamda otuz kişinin birlikte namaz kılacağı elli dört metre karelik cami 8 ayda inşa edilir. Gönül koyan ve caminin niçin Rum mahallesinde kurulduğuna bir anlam veremeyen Müslümanlar camiye gelmezler. Ertuğrul Gazi bir gün kendisine hak vereceklerini düşünür ve sabırla bekler. O yıllarda Müslümanlar su ihtiyacını Söğüt Deresi’nden karşılamaktadırlar. Ancak Rumlardan kötü niyetli bir grup dereye insanı öldürmeyen ama midesini bozan, rahatsız eden bir zehir atarlar. Ertuğrul Gazi dâhil herkes bu durumdan rahatsızlık duymaya başlar. Dokunmasın diye sular kaynatılıp içilmeye başlanır. Ertuğrul Gazi’nin rüyası Bir gece Ertuğrul Gazi bir rüya görür. Sabah uyandığında caminin girişindeki söğüt ağacına bakar. Onun dallarındaki yeşilliği görünce rüyasını düşünür. Caminin girişinde bir yerde su olacağı kanaatine varır. Orasını kazar. Beş metreye iner su çıkmaz. On metreye iner yine su çıkmaz. Ama ısrarından vazgeçmez, on beş metrede billur gibi bir su Ertuğrul Gazi’ye “Merhaba!” der. Ertuğrul Gazi suyu gizler,

bu durumu kimseye haber vermez. Kuyudan çıkan suyu 3 gün kendisi içer, zehirli olup olmadığını kontrol eder. Sonra üç gün atına içirir, ikisine de bir şey olmaz. Su temizdir. O yıllarda caminin hemen yakınındaki evlerinde yaşlı karı koca Rumlar vardır. Onlar su kıtlığı içinde günlerini geçirirler. Ertuğrul Gazi her gün kuyudan çıkan bu temiz sudan onlara da götürür. Aradan günler geçer camiyi ve suyu merak eden Müslümanlardan biri gizlice kuyunun başına gelir. O billur gibi suyu doldurmuş tam içecekken vazgeçer. Suyu içmez ama onunla abdest almaya karar verir. O abdest alırken oradan geçen bir Rum da onu izlemeye başlar. Ağzına üç kez su götürüp içmeden boşaltmasına bir anlam veremez. Doğruca köyün bilgesine gider. Bilge adamda şaşırıp kalır. Rumlar bu durumu çok merak ederler ve bir gün bunu Ertuğrul Gazi’ye sormaya karar verirler. Ertuğrul Gazi de konuyu şu şekilde anlatır Rum ahaliye: “O abdest alıyordu. Biz, ola ki bilmeden ağzımızdan yanlış bir söz çıkmışsa kirli ağzımızı yıkayarak temizleriz ve Allah’a öyle ibadet ederiz.” der. Ertuğrul Gazi, her gün bölgede yaşayan o yaşlı Rumlara su götürmeye devam eder. Ertuğrul Gazi’nin yaptırdığı caminin arsanın bir kısmı bu yaşlı Rumların çocuklarına aittir. Çocuklar, Ertuğrul Gazi’nin anne ve babalarına yaptığı bu cömertlik ve insanî tutumundan etkilenerek Müslüman olmaya karar verirler. Bunlarla birlikte kısa sürede 54 Rum Müslüman olup İslâm ile şereflenirler. Bu manzara karşısında Ertuğrul Gazi’ye caminin yapımında mekân seçiminde muhalefet eden Müslümanlar nedamet duyarak Ertuğrul Gazi’yi tebrik ederek kendisinden af dilerler. “””

*****

Kuyulu Mescit oldukça küçük ama özgül ağırlığı çok büyüktür. Ziyaretçisi hiç eksik olmamaktadır. Bu günlerde sağlamlaştırma çalışmaları halen sürmektedir. Sağ olsunlar Vakıflar Genel Müdürümüz Sinan Aksu ve Vakıflar Bursa Bölge Müdürümüz Haluk

Yıldız Beyefendiler bölgemizdeki bu tür eserlere ilgi ve alakalarını esirgemiyorlar. Onlara buradan teşekkürlerimi arz ediyorum.

*****

Eylül’ün ikinci haftası Söğüt’te Ertuğrul Gazi’yi anma ve Yörük Bayramı var. Kuyulu Mescidin restorasyonu yetişir. Ancak Söğüt’te inşası devam eden, aynı zamanda 200 genci ağırlayabilecek “ Oba Park”’ın anma törenlerine yetişemeyeceğini haber aldık. Ancak Kayı’nın kuruluş döneminde kullandığı göç yolu Orman İşletmesi tarafından Domaniç Çarşamba köyünden Söğüde kadar tamamlanacağı ifade edildi.

Söğüt’e ve Ertuğrul Sancağı için neler yapılırsa yapılsın azdır bile. Çünkü; buralar aziz milletimizin ortak değerleridir.

Bu vesile ile Gelmiş geçmiş valilerimizden Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Bilal Şentürk ve Dr. Kemal Kızılkaya beylere hassaten teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Yeni valimiz Şefik Aygöl’ün Ertuğrul Sancağına yakışır atılımları gerçekleştireceğine inanıyoruz.

Bu haftaki kültür yazımızda tarihten kesitler sunalım dedik.

Hoşça kalınız.

Allah’a emanet olunuz.

16 Eyl 2023 - 16:45 - Kültür & Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.