CUMHUR İTTİFAKI SAHADA OLMALI

Korona Virüsün sona yaklaşması havaların ısınması ile birlikte hayatta, siyasette normale dönmeye başladı.

İttifaklar arasında tepede uçurum giderek artarken tabanlarda ise kafa karışıklığı devam ediyor.

Cumhur İttifakına karşı inanılmaz bir şekilde sistemli bir muhalefet yapılıyor öyle ki Edirne’den Kars’a kadar tek tip söylemlerin konuşulduğu muhalefet ve yıpratma kampanyası sürdürülüyor. İnanılmaz bir şekilde organize olan bu yapı Cumhur İttifakına karşı kampanyayı artırarak sürdürüyor.

Geçtiğimiz gün iftar yemeğinde birisi başladı anlatmaya; “ Vatandaşın 700 dönüm yeri varmış bu yıl ekememiş artık ekmeyecek tarımı bırakacakmış” dayanamadım ya Allah Aşkına şu arkadaşın telefonunu ver de konuşalım sende töhmet altında kalma dedim. Ben ısrar edince dayanamadı masadan kalkmak zorunda kaldı.

Yalnız Cumhur İttifakını bekleyen en büyük tehlike bu söylemler karşılığında sessiz kalması müdahale etmemesi bulunduğu ortamı terk etmesi, hâlbuki dişe diş, göze göz mücadele etmesi gerekir. Yine bir arkadaşıma falanca iftara gittin mi dedim, hayır çünkü onlar muhalefet yapıyor susmak zorunda kalıyorum o nedenle gitmedim dedi. Evet değerli okuyucular maalesef Cumhur İttifakı özellikle Ak Partinin orta ölçekli yönetimi ve taraftarlarının kahır ekseriyeti susup sessiz kalmayı sağlıyor daha öncede dediğim gibi bu da psikolojik üstünlüğün millet ittifakına geçmesine neden oluyor.

Peki, ne Yapmalı?

Burada en büyük görev il başkanlarına düşüyor çünkü teşkilatlarda lokomotif il başkanıdır/olmalıdır genel merkez yönetimleri gözlemci/denetleyici görevini yapar ama il başkanları bakın özellikle il başkanı diyorum (il yönetimleri değil) koordineyi yapar.

Şimdi yine bazı dostlar arkadaşlar kızacak ama mesela Ankara’da il başkanı Hakan Han Özcan korumalı, mercedesli gezmeleri bırakmalı telefonlara çıkmalı halkla bütünleşmeli kibirden uzak durmalı ve onlar kadar önemli il yönetimi başta olmak üzere ilçe yönetimlerini koordine edip moralleri çok güçlü şekilde vermelidir.

Yerel yönetimler yani belediyeler ise 2023 seçimlerini Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yüklemiş kendilerini 2024 yılı seçimlerine hazırlıyorlar gibi bir havadalar, hâlbuki 2023 seçimleri kaybedilirse 2024 de bu yerel yöneticilerin çoğunun esamesi okunmaz.

Peki Çözüm. . . . .

Yukarıda belirttiğim gibi.

Çözüm teşkilatlara dokunmadan onları görevden almadan il başkanlarının teşkilatları koordine edip yöneticiler arasında uyum sağlaması onlarla birlikte dostluğu arkadaşlığı, kardeşliği bir lokma ekmeği paylaşıp onları motive etmesi ile olur.

Sayın Cumhurbaşkanım ısrarla kibirden kendini beğenmişlikten uzak durun demesine rağmen bunun tam tersini yapan il başkanları dolayısıyla alt kademedeki yöneticilerle olmaz.

Bir kez daha söylüyorum çözüm dostluğu paylaşmakla bir dilim ekmeği paylaşmakla olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Boşdurmaz - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.