TÜRKİYE İÇİN TARIM -3-

İLKESEL ÇERÇEVE:

Üstte belirtildiği gibi, tarıma özgü olmasına rağmen, çözümleyici politikaları-araçları ve eylem planlarını amaçlayan çalışmanın belirleyici çerçevesini ve mantığını, CHP ve sosyal demokrat kurallarıyla, sektörün gelişe gereklerinin dayanacağı, temel ilkeler oluşturulmuştur. Bu anlamda, üzerinde uzlaşı sağlanan yaklaşım ve ilkeler aşağıda sıralanmıştır.

*Geliştirilecek çözümlemece politika ve önermeler, CHP’nin temel görüşleriyle her boyutta bütünleşecek, bu görüşler ile sektörün gelişme gereğini, birlikte kavrayacaktır.

*İnsan kişiliğinin etkin biçimde yaşanabileceği ve ekonomik, toplumsal ve siyasal boyutlarla bütünleşmiş insan odaklı bir gelişme anlayışı temel alınacaktır. Sektör olarak tarımın gelişme amaçlarıyla, katman olarak tarım üreticilerinin refahı ortaklaşa öngörülecektir.

*Tarımın gelişmesi, kalkınmanın bütünselliği çerçevesine oturtulacaktır. Gerek sektörler arası zorunlu ilişkiler gerekse tarım sorunlarının önemli ölçüde genel ekonomik ve toplumsal süreçlerden kaynaklanması gerçeğinden ötürü, makroekonomik dengeler kurulamadan bu gelişme sağlanamaz. Sektörün ve kırsal toplumun sorunlarının bütünüyle çözümü, sanayileşmeden-hizmet kesimlerinin gelişmesine, enflasyondan-para politikalarının istikrarına kadar, genel ekonomik sorunların aşılmasına bağlıdır.

*”Sürdürülebilir kalkınma” anlayışı çerçevesinde, “sürdürülebilir tarım” temel değişme yaklaşımıdır. Çevre ve doğa korunması, topraktan-suya ve diğer ekolojik olanaklara kadar tüm doğal üretim kaynaklarının geliştirilerek, rasyonel ve verimli kullanımı, tarımsal üretim doğrultusu ve niteliğini belirleyici temel unsurların başında gelmektedir.

*Toplumsal ve bölgesel denge öngörülecektir. Paylaşım ve gelir dağılımı dengesizliğinin, sektörler-katmanlar ve bölgeler temelinde giderilmesi, tüm önermelerde gözetilecek, bir belirleyici koşul olacaktır.

*Tüm gelişme süreçlerinde sorumlu katılımcılık temel yöntem sayılacaktır. Üretim-Pazar-değerlendirme süreciyle, üretici organizasyonlarıyla örgütlenmiş bir tarım sektörü demokratikleşmiş bir kırsal alan, katılımcı bir işlevle gelişmenin yönlendirilmesinde etkin kılınacaktır.

*Tarımla ilgili kararların oluştuğu katılımcı süreç, yerelleşme politikalarıyla bütünleşecektir. Ekonomi ve yönetimde “yerinden yönetimin güçlendirilmesi” doğrultusundaki Parti görüşü tarımla ilgili tüm süreçlerde de yaşama geçirilecektir.

*Tarım çağdaşlaşmalı, bir sanayi niteliğine dönüşmelidir. Bunun ön koşulu, bilimsel-teknolojik devrimin, biyoteknoloji devriminin Türkiye tarımına yansıtılmasıdır.

*Verimlilik ve üretim etkinliği somut gelişmeyi sağlamada öngörülecek temel yöntemdir. Var olanı dengeli paylaşmaktan çok, olanı büyütmek, verimlilikle üretimi artırmak, üretimi artırırken paylaşım dengesini de kurmak, üretim etkinliği-paylaşım dengesi sentezini somutlaştırmak, sürecin her evresinde amaçlanacaktır.

Üzerinde görüş birliği ve uzlaşma sağlanan bu ilke ve yaklaşımların, yapılacak tüm değerlendirmelerde, geliştirilecek tüm önermelerde, yönlendirici ve belirleyici olmasına, özen gösterilmeye çalışılmıştır.

Amaçların tartışılarak önceliklerin seçilmesi, bu öncelikli amaçlara ulaşılmasını sağlayacak politikaların oluşması ve politikaların yaşama geçmesini gerçekleştirecek araç ve yöntemlerin saptanması süreçlerinin tümünde, bu yaklaşım ve ilkelerin geçerli olmasına çaba gösterilmiştir.

2.3. DEĞERLENDİRME VE ÖNERİ GELİŞTİRME SÜRECİ:

Türkiye tarımının gelişmesine yönelik bir değerlendirme ve öneri geliştirme çalışmasının amacına ulaşması, öncelikli sorunun bütünlük içerisinde kavranarak ele alınmasını gerektirmektedir. Üretilecek çözümlemelerin gerçekçiliğinin sağlanması, sektörün yapısının, ilişkilerinin, olanaklarının, kısıtlarının, değişme eğilimlerinin ve sektörü etkileyen diğer ekonomik-teknolojik-toplumsal ve siyasal koşulların, bütünlükçü bir yaklaşımla ve nesnel verilerle ortaya koyulmasına bağlıdır.

*Türkiye için tarım gerekli midir?

*Bu gerek varsa gerekliliğin temelleri nelerdir?

*Türkiye’nin gününde-geleceğinde, ekonomisinde-toplumsal yaşamında tarımın yeri ne olmalıdır?

*Türkiye’nin hangi alanlarda, hangi nedenlerle tarıma ihtiyaç vardır?

*Tarımda değişim eğilimi nedir? Tarımda atılıma gerek var mıdır? Bunun gereklilik koşulları nelerdir?

*Atılım ya da gelişim hangi doğrultularda yönlendirilmelidir?

*Tarımla gelişmeyi kısıtlayıcı yapısal, kurumsal, yasal ve dönemsel nitelikli sorunlar nelerdir?

*Tarımda gelişmeyi motive edecek, hızlandıracak olanaklar var mıdır, nelerdir?

*Gelişme ve atılım için zorunlu ön koşullar nelerdir?

*Ne için üretim? Kim için üretim?

*Ne kadar üretim? Ne nitelikte üretim?

*Öncelik tarım üreticileri mi, tüketiciler mi? Her ikisi mi, bu mümkün mü?

*Öncelik iç ihtiyaçlar mı, dış ekonomik yararlar mı? Her ikisi mi, bu mümkün mü?

*Tarımdan beklenen genel amaçlar nelerdir?

*Bu amaçlar ve beklentiler dizesinden, hangi amaçlar öncelikli olmalıdır?

*Bu amaç önceliklerine hangi strateji ve politikalarla ulaşılabilir?

*Politika ve stratejiler, ne türde uygulama araçları, mekanizmaları ve eylem planlarıyla yaşama geçirilebilir?

Sayıları artırılabilecek bu türden soruların yanıtlanması öncelikle kapsamlı bir durum saptanmasını gerektirmektedir. O nedenle, önce sektörün tanımlayıcı bir profilinin ortaya konulmasına gerek duyulmuştur.

*Tarımın bugününe tanı koymak, geleceğine ilişkin kestirimde bulunmak, nasıl bir değişim-dönüşüm-gelişim süreci geçirildiğinin doğru kavranmasına bağlıdır. O yüzden, bu süreci anımsatacak ve tanımlayıcı-belirleyici-göstergelerle sergileyecek bir değerlendirme yapılmıştır.

*Sektörün, diğer sektör ve kesimlerde sürmekte bulunan ilişkileri kısaca tanımlanmaya çalışılmıştır.

*Sektörün gelişmesini yönlendirecek, olanaklar ve şanslar, fizik temelde verilmeye çalışılmıştır.

*Gelişmeyi kısıtlayıcı unsurlar, yapısal ve dönemsel nitelikli sorunlar tanımlanmış, sıralanmıştır.

*Fizik ve toplumsal boyutlarıyla tarımsal yapı sergilenmiş, doğal kaynaklar, toprak-su kaynakları, kullanımı ve tasarruf biçimleri, toprak-insan ilişkileri, işletme yapıları sayısal göstergelerle tanımlanmaya çalışılmıştır.

*Tanımlayıcı göstergelerle üretim yapısı sergilenmeye, üretim deseni, üretimin niteliği, niceliği, değişim eğilimleri, üretim teknolojisi belirtilmeye çalışılmıştır.

*Pazar ve değerlendirme sürecinin kısaca tanımlanmasına çaba gösterilmiştir.

Tanımlayıcı durum saptanmasından hareketle, kısa-orta ve uzun gelecekteki iç ve dış koşullar, kısaca değerlendirilmiştir. Ekonomik ve toplumsal nitelikli bu koşullar karşısında, sektörün hangi amaçlara yönlendirilmesi gerektiği, ayrıntılı olarak tartışılmaya çalışılmıştır.

Bir sonraki aşama da ise ortaya çıkan amaçlar bütününden, sosyal demokrat düşünce ve sektörün gelişim gereğinin sentezi yaklaşımıyla ne tür amaç önceliklerinin gündeme getirileceği, tartışılmış ve uzlaşılan öncelikler saptanmıştır.

Öneri geliştirme altyapısı niteliği taşıyan bu aşamalardan sonra, temel beklentiye uygun politika araçları değerlendirmesi yapılmıştır. Raporun somuta yansıması gereken bu boyutunda, olabildiğince tüm önermeler sergilenmiş, fonksiyon ve üretim alanlarını birlikte kavrayan bir anlayışla gruplandırılmışlardır. Çalışma CHP program öngörüleri gözetilerek ve onların geliştirilmeleri de amaçlanarak, somut değişim-dönüşüm önerilerinin sergilenmesiyle sonlandırılmıştır.

***

Bir sonraki sayıda “Tarımda Değişim ve Gelişim Süreci” …

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Korkmaz - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.