KÜLTÜRÜ YAŞAMAYIP PARAM YETMİYOR DİYENLERE

       Kıymetli okurlarım bu yazımızda sizlere biraz yaşantı biraz ekonomi ile alakalı söz edeceğim. Kültürü yaşayalım ancak düşünceli, sade ve ekonomik olarak yaşamak daha kültürlü geliyor bizlere. Modern ve çağdaş yaşamak insana huzur vermediği gibi ekonomik olarak da israfa davetiye çıkarmaktadır. 

 

    Yazımın başlığından da anlayacağınız üzere param yetmiyor ekonomik olarak çöküntüdeyim evim yok arabam yok diyenin hatti hesabı yok. Olmaz tabi ki her çocuğun elinde son model telefon, telefonun içindeki hatta yüklü internet bunların dışında işte çalışmayıp evde yada dışarda oturup zamanı geçirip su misali akıp giderken boş yere harcamak vesaire vesaire.

 

      Eskiden insanlar şekeri çuvalla, yağı teneke ile, peyniri de tulum tulum alıyormuş.

Şimdi ise peyniri kilo ile, yağı bir kaç litre, şekeri de bir kaç kilo zor alıyormuş.

 

      Doğru. Eskiden böyleydi...

 

      Çünkü eskiden insanların kafası çalışıyordu. Kafalarının için de saman değil beyin vardı.

Eskiden insanlar, yağ, peynir, un, şeker gibi temel gıda maddelerine öncelik verirdi.

Adı üstünde temel gıda maddeleri

En çok önem verilmesi gereken şeyler bunlardı.

Eskiden insanlar, 3 kilo şeker parasına, gidip 1 bardak kahve içmezlerdi. 1 kg et parasına, oturup bir hamburger menü yemezlerdi. Öğrenciler, evde 3 günlük makarna yiyip, dışarda cafelerde, nargileye, wayt çaklıt mokkaya 50 lira vermezlerdi. Sırf bir kaç fotoğraf çekip sosyal medyada ben sınıf atladım hissi veren, ucube fotoğraflar paylaşmazlardı.

 

            Evlerde Led ekran internet bağlantılı televizyonlar yoktu. İnternet de yoktu.

Eskiden insanlar, ihtiyacı kadar elbise, ayakkabı alırdı. Sırf marka diye, sırf birilerine hava atacağım diye, tonla para harcamazlardı.

Eskiden insanlar, 15 bin liralık telefonu ilk alanlardan olmak için, gece yarısından mağaza kuyruğuna girmez, mağaza açılır açılmaz da, yem zamanı gelmiş sığır gibi içeri dalmazlardı.

Eskiden insanlar, arabalarının taksitine, yakıtına, bakımına, kaskosuna, sigortasına para harcamazlardı. Çünkü arabaları yoktu. Eskiden insanlar, çocuklarına en fazla bir kaç adet oyuncak alırlardı. Oyuncaklarla dolu odalar olmazdı.

 

             Eskiden  insanlar, yemeklerini dışarda yemezdi. Dışarda kahvaltı filan hiç yoktu. Kimse 1 aylık kahvaltılık parasına, gidip dışarda kahvaltı yapmazdı. Dışardan eve yemek söylemek ayıptı. Kızlar, eve pizza söylemez,  Erkekler, akşama kadar odalarına kapanıp bilgisayar oyunu oynamazdı. Yetişkinlik çağına gelmiş her kız ve erkek, kendi evini çevirecek şekilde davranırdı. Erkekler dışarda çalışır para kazanır, kızlar ev işi yapardı.

Sırf aileden uzak, rahat takılmak, uyduruk üniversitelerde okumak için şehir dışına çıkılmazdı. Okuyorum diyerek, annenin babanın iliği kemiği kurutulmazdı.

 

         En azından insanlar, 1500 liraya kablosuz kulaklık almaktansa, 3 çuval şeker alayım diye düşünecek kadar akıllıydı. Eskimeyen çöpe attığı pahalı marka ayakkabıları giymeye devam edip, ona vereceği 300 lirayı, yağa, peynire verirdi..  Kimse ekonomi dersi vermesin.

Eskiden böyleydi işte....?. Kalın sağlıcakla….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenel Gönen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.