KÜLTÜR VE SANAT

Kültür bir milletin tarih boyunca ürettiği sözlü, yazılı, maddi ve manevi değerleridir. Bütün sanatlar üretildiği toplum hayatından beslenmektedir. Toplum hayatı ise gelenek, görenek, din, töre, anane gibi yaşam tarzımızı şekillendiren normların etkilediği davranış biçimlerinden oluşmaktadır. Toplumda kabul gören ve iyiyi, güzeli öven estetik değerler, insan davranışlarını doğruya yönlendiren kültür-sanat ortamlarıdır. Sanatın toplumdaki ilişkilere yaklaşımı ise; doğru bilinen davranışların gerçek doğru olup olmadığının sorgulanmasıdır. Bu sorgulama hayata dair mutluluktan ziyade, kaygıları dile getirmeyi ve acı, eziyet, saygısızlık, zulüm, özgürlük gibi kavramlara dikkat çekmeyi amaç edinir. Elbette daima iyi-kötü, güzel-çirkin, zalim-mazlum, şüphe-inanç var olacaktır. İnsanlığın ürettiği erdemler varken, beşeriyetin maruz kaldığı sıkıntıların tümü de sanatçılar tarafından hiciv konusu olmaya devam edecektir.

Tarih boyunca üretilen kültür ve sanat eserlerinin günümüze ulaşılabilen örnekleri müzelerde yerini almıştır. Bu arkeolojik veya etnografik eserlerde o dönemlerin yaşam tarzları, giyim-kuşam- süslenme, mimari sanatlar göz önüne serilmektedir. Bugün bu eserleri seyredenler o dönem insanlarının inandığı kutsal değerleri, kadın-erkek ilişkileri, toplum düzeni, yönetim biçimleri, sembolik değerleri bu eserler üzerinden okuyabilmektedir.

Selçuklulardan bu yana kurumsallaşmış Mevlevilikte yapılan sema dini bir eylem veya zikirdir. Bu dini eylemi oluşturan söz, hareket, ezgi-ritim, giysi-takı vb. kullanılan malzemeler sanat ve zanaat eserleridir. Tabii ki bu tören veya faaliyetler aynı zamanda toplum hayatını etkileyen ve herkesin katıldığı tam anlamıyla toplumsal bir eylemdir. Böylece sanat her inanca, ekonomik ve kültürel seviyeye göre gelişim gösterir. Halk inancındaki Semah’ın Medrese ve aristokraside semaya dönüşmesi de böyledir. Elbette kabile, etnik toplum yaşantısında da sanat vardır. Bu zanaat düzeyindeki kostümler ve sahne dekorlarındaki, onların maddi-manevi kültürünü yansıtan basit, ancak anlam yüklü nesneler ile performanstaki söz ve ritim ezgilerdir. Ancak ekonomik açıdan gelişmiş toplumlarda sanat lüks tüketim ve gösteriş unsuruna dönüşür. Türk sanatının en gelişmiş evrelerine bakılırsa; zenginliğin arttığı, bilim ve teknolojinin de geliştiği dönemler olduğu görülür. Bilim daima sanatı destekler, sanat da bilimsel seviyenin göstergesidir. Örneğin Selçuklu dönemi bilim ve tekniğin birleşimiyle mimari, edebiyat, müzik, el yazma kitaplar ve diğer sanat eserlerinde zirve örneklerin verildiği aşikârdır. Bu dönemde İslam dünyası Buhara’dan Endülüs’e astronomi, tıp, matematik-geometri ve daha birçok bilim alanında dünyanın en ileri seviyesine ulaşılmıştır. Osmanlının gelişmişliği de bilim ve tekniğin gelişmişliği ile eş zamanlıdır. Ne zaman ki medreselerde fen ve matematik vb. pozitif bilimler kaldırılmış, sadece dini bilimlerin okutulmaya başlamasıyla ekonomik duraklama ve askeri çöküş hızlanmıştır. Günümüzde de bu böyle olmakta, bilim ve sanat daima ekonomik zenginliği, o da kültürel zenginliği ve medeniyeti getirmektedir. Bugün küresel bir dünyada beşeriyet kültürel kimliklerini kaybetmeye başlamış, teknolojiyi üreten dili kullanarak, dijital iletişim kanallarıyla fikir üretmekte, üretilen bilim ve teknolojinin esirleri olarak toplumsal hayatlar da değişmektedir. Hâlbuki kültürlerin çeşitliliği insana özgürlük alanları sunar, aynı kaynaktan gelen insan ruhu bu zengin yaşantı farklılıklarında kendi tercihi olan, aradığı iç huzurunu bulma şansına sahiptir. İşte insan yaratılışının amacı olan gerçeği yani hayatın amacını sorgulama;

inançları, inanç meşrepleri sanat icralarını meydana getirmiş ve hala bu icralar yapılmaktadır. Bu anlamda sanat insan ruhunun yüceliklerindeki duyguların ifadesi olarak tanımlanabilir. Örneğin Necip Fazıl bunu “Sanat” adlı şiirinde; “Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış...” sözüyle ifade etmektedir. Bu noktada icra edilen sanat insanın ruhunu yüceltmeli ve onu geliştirmelidir. İnsanın aşırılıklarını dengelemeli, en medeni ve estetik düzeye ulaşmasına yardımcı olmalıdır. Sağlıcakla kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenel Gönen - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler