İsviçreli bilim adamı

Daha önceki yazılarımızda suyun mucizelerinden ,bizlere nasıl yaşam kaynağı olduğundan hatta suyun hafızasının olduğundan bahsetmiştik.Bugun yine su ve suyun insan bedeninde belli bölgelere uygulandığında biz insanlara fiziksel ve eterik bedenimizde nasıl bir koruma kalkanı oluşturduğunu ve bunu bilimsel bir araştırma sonucu bugün ortaya çıkaran bir bilim adamından bahsetmek istiyorum.Abdestlinin nuru ve İsviçreli bilim adamının bilimsel olarak bunu nasıl kanıtladığını gelin hep birlikte okuyalım.

İsviçreli bilim adamı Robert Kenzi Müslümanlığını ilan etti

İslâm’ı seçmesindeki sebep:

Termal bir kamera ile abdest alan Müslümanları çevreleyen Nûrani hâre’yi gördükten sonra, Muslümanların yeryüzünde yaşayıp hâreket eden en temiz, en hijyenik (tahâretli) kişiler olduğunu tesbit etti.* [Hâre (hı-elif-rı-he ile): Farsça isim. Cam, göz vb.’de dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.]

63 yaşındaki bilim adamı termal (ısı ve ışın belirleyen) kamerasıyla abdestli Müslümanların vücudundan yayılan, onu çevreleyen ısıyı ve ışını tesbit için çekim yapıyordu.

Bu hâreler yedi kattan oluşmaktaydı.

İlk önce kırmızı hâre.

Kırmızı hâre sürekli insanı çevrelerse insanda güven hissini ve huzuru temin ediyordu.

Buna delil Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin şu mübarek sözleridir:

“Abdest alan bir Müslüman, ağzına ve burnuna su verdiğinde ağzı ve burnu ile işlemiş olduğu günahları dökülür gider. Yüzünü yıkadığında yüzünden, hatta iki göz kapakları arasından günahları dökülür gider. Başını mesh ettiğinde hataları başından, hatta kulaklarından dökülür, gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ayakları ile işlediği hataları ayaklarından, hatta tırnaklarının arasından çıkar gider. Abdestten sonra sonra oturduğunda bağışlanmış olarak oturur Böylece o kul, günah ve hatalarından temizlenmiş olur.” (İbn Mâce, Sünen, Tahâret, 6; Müslim, Sahih, Tahâret, 32; Nesâî, Sünen, Tahâret, 108]

Bağışlanmış demek, yani güvendedir anlamına gelir.

***

Robert Kenzi bu araştırmasını Avrupada 50 bin kişi üzerinde uygulamıştır.

50 bin kişide bu ışın ve sıcaklığı ölçmüş (ayrıca bu ışınlar hastalığı teşhiste kullanılan bir metodtur).

Bu hâreyi göremediği bölgelerde hastalık olduğunu belirlemekteydi.

50 bin kişide bazı bölgelerde görülmeyen hârelerin, belki de normal olduğuna kanaat getirmişken kendisine Nijerya’dan önemli bir işadamı hastalığı yüzünden müracaat edince kanısı değişti.

Bu kişinin vücudunda ışın hâreleri eşit orandaydı.

Kendisiyle sohbet etmek için tercüman ararken, çok iyi İngilizce konuştuğunu fark etti.

Adam kendisinde abdest aldıktan sonra hârelerin tam görülüp gorülmediğini sorduğunda,

“Evet”, cevabını aldı. Ve (adam) şöyle devam etti: “Ben abdest almadan hâreket etmem, çünkü abdest mü’minin kalkanı gibidir” dedi.

Bunun üzerine bilim adamı, bu termal kamerada kendisini tespit etmek istedi. Abdestin düzenini bilmeksizin, öylesine gördüklerini uyguladı; ışın hâreleri tam eşit değildi.

Müslüman birisinden, kendisine İslâmî usûle göre abdest almayı öğretmesini istedi. Hârelerin tamamını düzenli olarak tespit etti.

Bunu birçok kişide 37 kez tekrarladı. Hâreleri eksiksiz hepsinde tespit etti. Üstelik bu kişiler Müslüman değillerdi.

Robert Kenzi bu araştırmasından sonra Müslüman oldu, 67 yaşında Kur’an-ı Kerim‘i ezberledi.

Ve bu cihazına “İmanı ölçen cihaz” adını verdi.

Hastalarına bundan sonra sâkinleştirici olarak İslâmî usûlde abdesti reçete verdi.

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Benim ümmetim kıyamet gününde abdest eserinden dolayı yüzleri nûrlu, elleri ve ayakları özel işaretli olarak geleceklerdir. Artık bu parlaklığını daha ziyade artırmak hanginizin elinden gelirse yapsın.Kim bu Nurun kendiinde bulunasını istese ona devam etsn” [Müslim, Sahih, Tahâre, 246] buyurdu.

Abdestin etkisi vücudu nûrani hâreler şeklinde çevreler.

Sizleri Müslüman olarak yarattığı için Rabbinize (c.c.) ne kadar şükretseniz az’dır.

Abdestin etkisi vücudu nurani hareler şeklinde çevreler. Sizleri Müslüman olarak yarattığı için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır der Robert Kenzi…

Abdestin faydaları

Abdest, vücudu bakteri ve mikroplardan temizler: Abdest alırken yıkanması gereken organların tesadüfü seçilmediği, yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde çok net olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanın yüzü, ağzı, burnu, kolları, ayakları mikropların ve bakterilerin en kolay ve hızlı şekilde çoğaldığı uzuvlardır. Bu uzuvları mümkün olduğunca her namaz öncesi su ile yıkamak, abdest almak demek, mikroplardan temizlenmeleri demektir.

Abdest alırken el ve ayakların ovularak yıkanması, kan dolaşımını güçlendirir: Kalbe en uzak uzuvlar olan el ve ayaklarda kan dolaşımı zayıftır. Bu organları ovalayarak yıkamak, vücuttaki kanın bu organlara doğru hareket etmesini sağlar. Bu sayede vücut ısısı dengelenmiş, tansiyon düşürülmüş olur.

Abdest insanı sakinleştirir: Ellerin ve ayakların ovularak yıkanması sonucunda, vücutta “endorfin” salgılanır. Bu da insanı rahatlatır, sakinleştirir, öfkenin dinmesini sağlar ve stresi azaltır.

Ayakları topuklara kadar ovalayarak yıkamak birçok organa enerji sağlar: Refleksoloji bilimine göre, topuklardan vücuttaki çeşitli organlara kadar giden enerji kanalları vardır. Ayakları topuklar ile birlikte ayak bileğine kadar ovalayarak yıkamak, bu kanallardaki enerji akımını arttırarak, böbrek, karaciğer, mesane, pankreas ve mide gibi organların enerjisini arttırır, faaliyetlerini daha sağlıklı bir şekilde yapmalarına yardımcı olur.

Parmak aralarını ovalayarak yıkamak baş ağrısına iyi gelir.

Kulakları mesh etmek, vücuttaki tüm enerji sistemini canlandırır, aktive eder.

Bugün dünyada pek çok kişisel gelişim koçları, uzmanları seanslar ,terapiler ,uygulamalar yapmaktadırlar.Hangi ekol olursa olsun,hangi inançta olursa olsun tamamı bu seansları uygularken danışanlarına seansa başlamadan önce bir bardak su içmelerini ve arkasından vücudun bazı bölümlerini yani yüzü,elleri dirseklere kadar, başın üstünü,enseyi ve ayakları su ile yıkamalarını önerirler daha sonrada seansa başlarlar.Burada da görülüyor ki bir şifa çalışması önce su ile başlıyor.Tabiki burada Su dan sonra niyette geliyor fakat bugün konumuz Su olduğu için oraya girmiyoruz.

Evet sevgili dostlar Su şifadır.Bizde bu elimizdeki nimetin kıymetini bilelim.Kendinizi yorgun mu hissettiniz , vücudunuzun bu bölümlerini su ile buluşturarak hatta abdest alarak içinde bulunduğunuz bu yorgunluk hissini giderebilirsiniz,stresli bir gün mü geçiriyorsunuz suyla sakinleşe bilirsiniz,üzerinize bir ağırlık mı çöktü,suyla bu ağırlıktan kurtulabilirsiniz bunu her alanda ,her mekanda kolaylıkla yapabilirsiniz.

Sevgili dostlar yüzümüzde gülümseme, bedenimizde sağlık, yuvalarımızda huzur,cebimizde bolluk bereket daim olsun sevgiyle ve muhabbetle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müjde Elif Şahin - Mesaj Gönder

# iyi, yaşam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler