BU GENÇLİK BİZİM Mİ

BU GENÇLİK BİZİM Mİ

Öğleden sonra bakkala ekmek almaya gidiyordum. Mahallemizde bulunan lise dağılmış, gençler kızlı erkekli durağa geliyor. Yaşları 15-16 ellerinde sigara birbirlerine karşı bağırıp çağırıyorlar. Gömlekler eteklerin ve pantolonların üstlerine çıkarılmış, kravatlar yarıya kadar açılmış, etekler bir iki karış yukarı çekilmiş. Dejenere olmuş bir gençlik. Türk ve Müslüman kimliğinden kopmuş bir gençlik. Şaşırıyorum gördükçe, bizim mahallemizin çoğu Anadolu insanı. Yani örfüne, dinine, adetine bağlı insanlar. Bu çocukların anne babaları; peki ne oldu da bu çocuklar tanınmaz hale geldi? Annesinin başı kapalı, kızının beli açık. Kaşları siyah, saçları sapsarı. Sarmaş dolaş geliyorlar hatta köşe başında öpüşürlerken de gördük. Geçenlerde bir okul müdürü arkadaşıma rastladım, bu konuyu köşe yazımda işleyeceğimi söyledim. Nedir hocam bu gençlerin hali dedim. Vallahi abi öğretmenlerinde geneli şikayetçi çocuklardan. Çok asiler diye anlatıyorlar. Ellerinde telefon, ders dinleyen yok. Nasıl olsa sınıfta kalmak da yok. Din bilgisi, ahlak bilgisi yeterli değil çünkü düzeyli öğretilmiyor. Velhasıl herkes boş bırakmış çocuklarını. Onlar da internetten, televizyondan, arkadaş ortamlarından ne öğrenirlerse öyle yaşıyorlar. Zaten bu Kemalist sistem de dinli ve ahlaklı yetiştirmek için çaba sarf etmiyor. Batı standardı diye çocuklarımızı yozlaştırdılar. İnanıyorum ki batıda bile bu kadar açık saçık gezen gençler yok. Türk milletinin özünden din eğitiminden uzaklaştırıp körpe dimağları darmadağın ettiler. Ve karşımıza LGBT’ci, torbacı, gaspçı ve kapkaççı olarak çıkıyorlar. Batıdaki 18 yaş sendromu bize de bulaştırılmış. Ancak bizimkiler olayı batıdan birkaç derece de üstünde yaşıyorlar. Televizyonlar özgürlükçü ve bağımsızlık lafları pompalıyor ve karşımıza asi bir gençlik çıkıyor. Bizler okuduğumuz dönemlerde öğretmenlerimizden dayak yediğimiz olurdu. İnanın anlatsak roman olur. Bizim gücümüz yetmez miydi onlara? Tabii yeterdi ama ailemizden gördüğümüz saygı o kadar büyüktü ki yüzümüzün kızarıklığı ile eve giderdik. Ya şimdi? Okul bahçelerinde sarmaş dolaş gençler. Öğrencilerden korkan hocalar. Hatta öğrenciden dayak yiyen hocalar. Sözlü ve telefonlu tacizlerini de söylemiyorum. Hocalarımız zannediyorum ki bunlara ders de anlatamıyorlar. Zaten Kemalist sistemde böyle olsun istemiyor mu? Otobüslerde, tramvaylarda büyüklere yer vermek şöyle dursun, kulaklık takıp onları görmemezlikten geliyorlar. Kucağında çocuğu olan anneleri gören gençler telefonda müzik dinliyor. Ne kadar dejenere olduk. Bizler bırakın büyükleri kız arkadaşlarımızın oturmasını sağlardık. Eskiden biz hiç kapkaççı, tinerci, LGBT’ci denen zihniyeti ne duyduk ne gördük. Şu ülkemin haline baktıkça üzülüyorum. Akşamları sokağa çıkmaya korkuyoruz. Bizler akşam çekirdek çitleyerek gezerdik. Çoluk çocuk dışarıda saklambaç oynardık. Şimdi akşam karanlığı çökünce başımızı çıkaramıyoruz. Kız yüzünden birbirini bıçaklayan gençler, erkek yüzünden saç baş kavga eden kızlar. Ee tabi, bu gençlere din iman eğitimi verilmezse inanın gelecek daha çok kötü olacak. İmam hatipleri, kuran kurslarını da kapatırsanız, yarın mutfaklarınızda, yatak odalarınızda bıçaklı hırsızlarla burun buruna geleceksiniz. Çünkü kanunlar yetersiz, polis yakalıyor savcı bırakıyor. Hırsız şımarıyor. Ne olacak bu gidiş. Üzülmeyin ey Kemalistler, ektiğinizi biçiyorsunuz. Uyanın ey Müslümanlar, siz de kendinize gelin eyvah demeden zarardan dönün. Bakın bunlar için Abdurrahim Karakoç abimiz ne diyor;

Kollar açık, etek dizde

Gençler zağar oldu izde.

Medeniyet budur bizde,

Güler misin, ağlar mısın?

Teşekkürü yaptık mersi

Çıplak göbek ilim dersi.

Yönümüz tekniğin tersi...

Güler misin, ağlar mısın?

Baba sazda, oğlan barda

Analar kızdan hovarda.

Ar, namus sıfır ayarda...

Güler misin, ağlar mısın

Beşikte bellenir içki;

Rakı, şarap derken viski...

Onlar yeni (!) bizler eski...

Güler misin, ağlar mısın?

Yüzler boya, kaşlar yoluk;

Şehvetten kesilir soluk.

Turplar oldu salatalık...

Güler misin, ağlar mısın?

Malum ya... uyar modaya,

Boynuz dokur kız babaya.

Yıllar harcanır ça-ça'ya

Güler misin, ağlar mısın?

KARAKOÇ'um yeter artık!

Kapatılmaz bunca yırtık!

Avrat açık, herif örtük...

Güler misin, ağlar mısın?

SELAM VE SAYGILARIMLA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler