ASIRLIK ÇINAR CHP

ASIRLIK ÇINAR CHP

Sevgili okurlarım; 9 Eylül 1923 tarihinde kurulan Cumhuriyet Halk Partisi 1927’de Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik olarak tanımlanan dört ilkeye, 10 Mayıs 1931 tarihinde üçüncü parti kurultayında Devletçilik ve Devrimcilik ilkeleri eklenerek “altı ok “ kavramı benimsenmiştir. Altı ok amblemi eğitimci, köy enstitüleri mimarı ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından 1933 tarihinde tasarlanmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşundan günümüze kadar başta ekonomi, bağımsızlık, laiklik, demokrasi olmak üzere pek çok önemli konuları gündeme getirmiştir. Hele, hele son yıllarda sata, sata bitiremediğimiz o devasa kuruluşları kurmuştur.

CHP gerek iktidar döneminde olsun gerekse muhalefet döneminde olsun her zaman denk bütçeyi savunmuştur. Komşu ve diğer devletlerle de iyi ilişkilerin kurulmasını sağlamıştır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözünü usumuzda canlandıralım.

Bu arada, merhum 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün 2. Dünya savaşından sonra yapmış olduğu konuşmasında, “ulus olarak aç kaldık, yoksul kaldık ama çocuklarımızı anasız, babasız bırakmadık” sözünü de usumuzda bir canlandıralım.

Asırlık Çınar; tek parti olarak iktidarda olmasına rağmen çok partili sisteme geçiş yapmıştır. Demokrasinin gereği olarak halkın önüne sandığı getirmiştir. 14 Mayıs 1950’de yapılan Milletvekili seçimlerinde başarısız olmuştur. Yine Demokrasinin gereği olarak iktidarı sorunsuz olarak Demokrat Partiye bırakmıştır.

Asırlık Çınarımız CHP, gerek iktidar döneminde olsun gerekse muhalefet döneminde olsun Laiklikten, Demokrasiden hiç ödün vermemiştir. Bu düşüncesini askeri darbelerle kurulan hükümetler döneminde de sürdürmüştür.

Bugün 12 Eylül 2023:

12 Eylül Ülkemiz için kara bir gündür. Dönemin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanları 12 Eylül 1980’de darbe yaparak seçimle iktidara gelen partiyi devirişlerdir. Demokrasi adına utanç verici bir durum… 12 Eylül 1980 siyasi partilerin kapatıldığı, demokrasinin rafa kaldırıldığı, ekonomin çöküşe geçtiği, kara bulutların üzerimizde dolaştığı bir gündür.

Ana Vatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal; ”benim memurum işini bilir” demişti. Bu söylemden sonra devlet dairelerinde rüşvet dönemi başlamıştır. Sonraki dönemlerde ise özelleştirme adı altında yapılan düzenlemelerle devlete gelir getiren pek çok kuruluşların satılmasına karar verilmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde kurulan tarımsal ve hayvansal işletmeler, işlevsiz hale getirilerek kapatılmıştır. Bu istenmeyen durum iç üretimlerimizi durma noktasına getirmiştir. İthalat-ihracat dengesi bozulmuştur. Ülkemizde ne bulursan sat mantığı egemen olmuştur.

Daha sonrasında iş başına gelen Ak Parti iktidarında ise Özelleştirmeler tavan yapmıştır. Deyim yerindeyse Cumhuriyetin kazanımları olan devasa kuruluşlar yandaşlara çok düşük fiyatlarla satılmıştır. Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan “devletin malını babalar gibi satarım” sözünü de hatırlatalım.

İşte Asırlık Çınar CHP, bu tür oluşumlara karşı hep direndi. Bir türlü başarılı olamadı! Başarılı olamamasının pek çok sebepleri vardır. Şimdilik bu konuya girmeyelim.

Günümüzde toplumun çok büyük bir kesimi yoksullukla, açlıkla yaşam mücadelesini veriyor. Denk bütçe demiştik ya…

· Üreticiler perişan!

· Tüketiciler perişan!

· Çalışanlar perişan!

· Emekliler perişan!

· Ülkemiz perişan!

Süreç bu şekilde devam ederken; 12 Eylül Darbesinin ardından Bülent Ecevit’in Genel Başkanlığı döneminde, Anayasa Mahkemesinin 24 Eylül 1991 tarihinde vermiş olduğu bir kararla, 2880 Sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 96. Maddesine aykırı davranışlar gerekçe gösterilerek CHP’nin kapatılmasına karar verilmiştir.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra kurulan DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde ise 1992 yılında çıkartılan yasalarla Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açılmıştır. Siyasi yaşamını anılan tarihten itibaren sürdürmektedir.

Bülent Ecevit’in genel başkan olduğu yıllarda ise Kıbrıs Barış Harekâtı başlatıldı. Burada Başbakan Yardımcısı olarak görev yapan Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ı da hatırlamamız gerekir.

Partimiz, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu döneminde de başarılı olamadı. 2014 yılından bu yana yapılan tüm seçimlerden yenik ayrıldık. Oyumuuzu bir türlü artıramadık.

Son olarak 14-28 Mayıs 2023’de yapılan seçimlerinden de yenik ayrıldık. Bu istenmeyen vahim olay partinin karışmasına neden oldu. Başta genel başkan olmak üzere Parti Meclisi Üyeleri, MYK üyeleri tartışma konusu oldu. Başka partilerden danışman alınması ise ayrı bir dert.

Parti yönetiminde bir değişim gerekiyor mu gerekmiyor mu? Bu işe kurultay delegeleri karar verecektir. Kanımca değişim gerekiyor ama bu delege yapısıyla çok zor.

Yine yeni bir seçimin arifesindeyiz. Yerel yönetimlerin seçimleri 2024 Mart ayında yapılacak. Bu seçimlerde başarılı olabilmesi için partide yeni bir anlayışın egemen olması gerekiyor. Yukarıda belirtildiği gibi değişim çok zor.

Şimdi ise yerel yönetim seçimleri için bir parantez açalım.

İl genel meclisi üyelikleri bütün siyasi partiler için önemli bir mevzidir. Partilerin başarısı il genel meclisi üyeliği seçimlerinde alınan oylarla ölçülür.

İl genel meclisleri yerel parlamento olarak görev yaparlar. Çalışma alanları belediye meclisi üyelerine göre farklı olup sorumluluk alanları daha geniştir. Görevleri merkezi hükümet ile ilintilidir. Bu nedenle il genel meclisi üyelerinin de diğer üyeliklerde olduğu gibi eğitimli, liyakatli ve donanımlı olması gerekir.

Yine üzülerek belirtmeliyim ki toplum karpuz gibi ikiye bölünmüştür. Bu durum som derece kaygı vericidir. Onun için oynanan oyunun kurallara göre olması gerekiyor.

Bir tarafta Cumhur ittifakı seçim çalışmalarını sürdürmeye başladı. Diğer taraftan ise ses yok. Zaman daralıyor. ya ittifakla ya da tek başına seçim çalışmaları başlatılmalıdır.

Son söz:

Parti içinde büyük bir kırılganlık yaşanmaktadır. Yaşanan kırılganlıkların giderilmesi gerekiyor.

Seçimlerde;

· Genel merkez müdahale etmemelidir.

· ilçe ve il örgütlerine danışılmalıdır.

· Genel merkez yetkisini çok sınırlı kullanmalıdır.

· Delegelerle adaylar belirlenmemelidir.

· Partiye kayıtlı üyeler tarafından belirlenmelidir.

· 1 milyon 369 bin 430 üyenin görüşü mutlaka alınmalıdır.

Söylemesi bizden… Takdir sizlerden…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Korkmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler