İNSAN ARA SIRA İÇİNİN HİRASINA ÇEKİLMELİ demiş Cahit Zarifoğlu

İNSAN ARA SIRA İÇİNİN HİRASINA ÇEKİLMELİ demiş Cahit Zarifoğlu

;Vakti zamanında Avrupa’nın ünlü müzelerinden birinde dünyanın en pahalı elması sergileniyormuş. Gözünü elmasa dikenbir hırsız da uzun süren planlamanın ardından bu elması çalar.Çalar çalmasına ama müzenin güvenlik güçleri bunu farkeder ve hırsızın peşine düşer ,hırsız yakalanacağını anlayınca ıssız bir sokağa sapar ve değerli elması yol kenarında yatan evsiz bir dilencinin cebine koyar.Adam cebindeki servetten habersiz her zamanki gibi dilenmeye devam eder.Elini hep dışarı uzatır,ama hiç cebine uzatmaz.Oysaki elini cebine uzatsaydı ömrü boyunca aradığı zenginliğin cebinde olduğunu görecekti.

Peki sen hiç cebine baktinmi?

Kimbilir belkide cebinde bir çok hazine var.

Belkide cebindeki hazineyi görmezden geliyorsun!

Başkalarının hayatlarına ,yeteneklerine,imkanlarına, başarılarına imrenerek geçiriyorsun bu hayatı,sen başkalarının hayatlarına ,potansiyeline ,imkanlarına, başarılarına dalıp giderken ve kendi hayatınızla kıyaslayıp değer biçerken, zaman olduğu yerde durmuyor hayat akıp gidiyor ve sen daha ayağa kalkmadan yasam bitiyor!

Bizler nurdan yaratılmadık melekler gibi, dumansız ateşten yaratılmadık cinler gibi, ya da cinlerin babası olan şeytan gibi ateşten yaratılmadık ,bizler topraktan yaratıldık çamurlaşmış topraktan yani balçıktan yaratıldık. Bugün baktığımızda bir kaya parçasına mı kolay şekil verilir veya balçığa mı kolay şekil verilir. Değil mi ki bir ustanın Mahir ellerine balçık verildiğinde ona şekil verir, hamur gibidir, onu yoğurur ve sonra ona şekil verir. Ardından o şeklin kalıcı olması için ise onu pişirir değil mi?

Evet bizler bir damla nutfeden yaratılmış özünde Toprak olan, balçık olan yaratıklarız. Buraya şekil almaya, akabinde pişmeye, olmaya geldik!

Bizler çok şeyler hayal ederiz ancak bunların azına sahip oluruz, mutluluğu huzuru hep dışarıda ararız. Nedendir bilinmez hep bizden uzakta olduğunu düşünürüz. Başka bir yerde daha iyi bir hayatın olduğu düşüncesi sürekli ruhumuzu yoklar. Bu da bize huzursuzluk verir ,içinde bulunduğumuz durumdan hep memnuniyetsizlik doğururken arayışlara gireriz.

Örneğin bir kaldırımdan yürüyorsunuzdur sonra diğer kaldırımda yürüyen insanları görürsünüz ve hay Allah diğer kaldırım daha rahattı keşke oradan yürüseydim dersiniz. Veya bir kuyrukta beklerken, bakarsınız yan taraftaki kuyruk daha hızlı ilerliyor keşke o kuyruğa girseydim diye iç geçirirsiniz. Bu duruma şöyle bir açıklama getirmişler ki çok doğru bir tespit

"BENİM OLMADIĞIM YERLER YEMYEŞİL"

bizim içinde olmadığımız yada bazı sebeplerden dolayı içinde olamadığımız bir hayatın daha cazip daha mükemmel olacağına dair, tuhaf olmasına rağmen neredeyse hepimizin de içinde bulunduğu bir yanılsamaya sahibiz. Tekamül yolculuğumuzda Kader bize her zaman başarıya ya da mutluluğa götürmüyor. Ancak o yolun bizi nereye götürdüğünü bilmek ise bize düşüyor. İşte burada insanın ruhunu ,ruh özünün hangi enerjiyle yankı bulduğunu bilmesi kendini bilmesi tanıması keşfetmesi çok önemli. Eğer kişi ruhunu tanırsa ruhundaki Özü tanırsa kendini tanırsa kadersel döngülerini de değiştirip dönüştürebilir ve hem kendisi hem

de çevresindeki insanlar değişip dönüşüp şifalanır. Evet "KENDİNİ

BİLEN RABBİNİ BİLİR"

Ara sıra içimize dönebilmek gerekiyor!

Cahit Zarifoğlu diyor ya hani; insan ara sıra içinin hirasına çekilmeli. Hira kelime anlamı olarak "Arayış" demek.

Kendini bulma arayışı demek.

Evet Kendini bulma arayışı.

O kadar hızlı yaşıyoruz ve o kadar kendimiz dışında her şeye odaklıyız ki,başkalarının hayatını,onların sahip olduğu potansiyeli kendimizden

daha iyi biliyoruz.

Evet sevgili dost !

Artik elini cebine uzatma zamanı

Cebindeki hazineyle tanışma zamanı

gelmedi mi?

Zaman akıp gidiyor,saat tersine doğru hiç dönmeyecek!

Kendinle "Tanış Ol"zamanı gelmedi mi?

İçinizde keşfedilmemiş yetenekler

var!

Bunları açığa çıkarma zamanı gelmedi mi?

Yüzümüzde gülümseme,bedenimizde sağlık,yuvalarımızda,huzur,mutluluk ,cüzdanımızda bolluk bereket daim olsun sevgiyle kalın dostlar.

Müjde Elif Şahin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müjde Elif Şahin - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler