TÜRK YÜZYILI

TÜRK YÜZYILI

Kıymetli “Yeni Ufuk” okurları, “İki meydan muharebesinin düşündürdüğü.” başlıklı yazımızda, 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesi zaferi sonucunda İstiklal savaşını kazandığımızı yazmıştık. Kaldığımız bu noktadan günümüze ve geleceğimize birlikte yürüyelim istiyoruz.

Türk milletinin Büyük zafer sonrası yürüyüşüne baktığımızda, Osmanlı İmparatorluğunu da hukuken sona erdiren; Mudanya Ateşkes Antlaşmasının imzalandığını görürüz. Bilahare meclisin 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırdığını müşahede ediyoruz. Akabinde 24 Temmuz 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Bu Antlaşma: Yeni kurulan cumhuriyetin bağımsızlığının hukuki belgesi olmuştur.

Milli mücadelemize dünyanın saygı duymak zorunda kaldığının da nişanesi olan Lozan Antlaşmasının İmzalanmasından sonra; "Büyük Millet Meclisi,” yeni Türk devletinin kuruluşunu hızla tamamlamaya devam etmiştir. “Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur.” diyen Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim günü arkadaşlarına; "Yarın cumhuriyeti ilân edeceğiz." ifadeleriyle fikrini açıkladı.

"Türkiye Devleti'nin hükümet şekli cumhuriyettir." hükmünün yer aldığı tasarı üzerinde Mecliste yapılan konuşmalardan sonra, alkışlarla 29 Ekim 1923 günü cumhuriyetin ilânı kabul edildi. O an tarihi bir an olarak kayda geçmiş, mecliste heyecan ve sevinç hat safhaya ulaşmıştı. Bu tarih, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir. Aynı gün Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Bu gün! Yani 29 Ekim 2023 günü. Cumhuriyetin ilanının ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Yüzüncü kuruluş yılıdır. Kutlu olsun!..

Milletimiz yukarıdaki kazanımlarını hazır bulmadı: Türkiye Cumhuriyeti, tarihin çok çetin tecrübelerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çıkışta kan, emek, alın teri ve millet olma çabası vardır. Türk Milli varlığının ortaya koyduğu ve kabul ettirdiği en büyük gerçek, Türkiye Cumhuriyetidir. Atatürk, yeni kurulan devletimizi; “Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.” Olarak tarif etmiştir.

Cumhuriyet demokrasinin en gelişmiş şeklidir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde, cumhuriyet; “Ulusun egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet şeklidir.” Tarifini yapmıştır. Atatürk te; "Demokrasi prensibinin en asri ve mantıki tatbikini temin eden hükümet şekli, cumhuriyettir.” Olarak ifade etmektedir.

Türk milleti, cumhuriyet yönetimini ve demokrasiyi karakterine uygun bulmuş, benimsemiş, sevmiş ve içselleştirmiştir. Darbe dönemlerinde demokrasimiz inkıtalara uğramışsa da yüzyıllık zaman diliminde, cumhuriyet yönetiminden ve

demokrasiden vazgeçmemiştir. Bundan sonraki süreçte de aynı yönetim biçimiyle devam edeceğine inancımız mutlaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan günümüze kadar pek çok badireler atlatmış, entrikaları savuşturmuştur. Yaşamış olduğu sosyal ve siyasal problemleri çözmüş. Aynı anda birden fazla dış tehditlerle karşı karşıya kalsa bile onları bertaraf etmiştir. İçeride ve dışarıda faaliyet gösteren birçok hain bölücü terör örgütlerinin hemen hepsini derdest etmiş ve edecektir.

Milletimiz, bu mücadeleleri kazanarak bu güne geldi. Hiçbir tereddüt olunmasın ki bundan sonraki tarihi yürüyüşüne daha güçlü devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, deprem, sel, yangın, gibi; felaket boyutuna ulaşan pek çok sayıda tabi afet yaşadı. Ülkenin yıkıma uğrayan her bir köşesini yeniden imar ederek vatandaşının yaralarını sardı. Bir taraftan afetlerin getirdiği yıkımların, diğer taraftan da yukarıda saydığımız şer odaklarının üstesinden gelerek yoluna devam etti. Yüzüncü yılını; eğitim, iletişim, teknoloji, ekonomi, sanayi ve benzeri her alanda yaptığı atılımlarla; kalkınmış ve gürbüz bir devlet olarak tamamlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; on üç milyonluk nüfusunu seksen beş milyona taşıyarak en değerli hazinesi olan insan kaynağını büyütmüş ve zenginleştirmiştir. Borçlarını ödeyip savaş yaralarını sardı. Hülasa ilk yüzyılında kendini onardı. İkinci yüzyılı ise; Dünyadaki Müslüman Türk milletinin birliğini, dirliğini, huzurunu sağlayacağı ve tarihi “kayıplarını telafi” edeceği yüzyıl olacaktır.

Bu kanaate nereden mi vardık? Milletimizin “Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi.” İnancının, vakti geldiğinde aktifleşeceğini biliyoruz. Ayrıca Atatürk’ün; "Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur. Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.” İfadeleriyle bize hedef göstermesi bu kanaate varmaya yeter sebeptir diye düşünüyoruz?

Atatürk’ün kardeşlerimizle ilgili düşünceleriyle örtüşen: “O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce’den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır.” diyen Milliyetçi Hareket Partisi lideri sayın Dr. Devlet Bahçelinin. “Kayıpların telafisini” seslendirdiği kanaatindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı" vizyon belgesini aynı düşünceye delil diye yorumluyoruz.

Tamamlanmış Misak-ı Milli sınırları ve güçlenmiş Türk Devletleri Teşkilatıyla, tarihimiz coğrafyamıza kavuşacak. Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Yüzyılı “Türk Yüzyılı” olacaktır.

20.10.223 Ankara/ Sincan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Köksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler