Mentör Öğretmenlik (veya Mentor Öğretmenlik)

Mentör Öğretmenlik (veya Mentor Öğretmenlik)
Günümüzde sıkça telaffuz edilen kavramlardan biri de "Mentörlük" (veya Mentorluk da deniyor).

Ne yazık ki bu kavramın da yanlış yorumlandığı uygulamalar gözlemliyorum.

Artık eskisi gibi tahtanın başına geçip bilgi anlatmaya, aktarmaya yönelik dönem geride kaldı deniliyor. Bu kadar bilginin, farklı kaynakların olduğu bir dönemde bunun geçersiz olduğunu söyleyenler var. Bence bu kısmen doğru.

Eğer bu tanımın altı tam anlamıyla doldurulmazsa yan yollara çok açık olan bir kavramdır "mentörlük"

Aslında kaynakların farklılaşması, bilgi edinilecek yerlerin artması öğretmenlerin işini daha kolaylaştırmamıştır bence daha da zor hale getirmiştir.

Çünkü adına ister öğretmen deyin, ister hoca, ister mentör bu konumdaki kişinin bilgi ve becerisi bu kaynakları takip edebilecek, yorumlayabilecek ve bu kadar karmaşıklık arasında öğrencilerine en iyi kılavuzluğu yapabilecek seviyede olmalı.

Bir kaç kaynak gösterip sonra kenara çekilmek değildir yeni nesil öğretmenlik. Tam tersi sürekli öğrencileri ile aynı odaklanmada, aynı detayda olduğunu gösterebilen, gerektiğinde tam zamanında müdahale edip doğru yola yönlendiren, farklı bakış açılarına teşvik edendir öğretmen. Öğrencisinin o an hangi safhada olduğunu bilen, neye ihtiyacı olduğunu gören, eksiklerini kendi bilgisiyle tamamlayan, öğrencisi ile öğrenme sürecini canlı yaşayan kişidir.

Yoksa bir kaç video, bir kaç online kurs gösterip hadi bunları izleyin, bana anladıklarınızı anlatın demek değildir öğretmenlik, mentörlük adına her ne derseniz deyin.

Günümüzdeki sorun bu kadar çok verinin, bilginin olduğu yerde öğrencilerimize doğru yol haritası çizebilmektir. Sorun kaynak sorunu değil, sorun doğru yolun, becerilerin kazandırılmasıdır.

Öğretmenin en büyük görevi öğrencisinde "Merak" uyandırmaktır. Bu öğretmenlik mesleğinin en "yaratıcı" kısmıdır. Merak uyandıran öğretmen çok iyi öğretmendir bence.

Merak uyandırmanın pek çok yöntemi vardır; mesela "ihtiyaç" oluşturabilirsiniz, "hikayeleştirebilirsiniz", "basitleştirebilirsiniz".

Mesela ihtiyaç oluşturmaya bir örnek vereyim, diyebilirsiniz ki; "bundan sonra ödevlerinizi bulutta kendinizin temin ettiği bir saklama alanı üzerinden teslim alacağım."

Böylece öğrenci bulut üzerinde bir saklama alanına "ihtiyacı" olduğunu bilir artık, bunun için yeterli motivasyona sahiptir. Gerisini zaten o bir şekilde araştırıp bulacaktır veya bulamıyorsa size danışacaktır.

Hikayeleştirme hemen her alanda geçerli bir yöntemdir. Burada hikayeden kastım var olmayan şeyler anlatma anlamında değil, bir konuyu duygular, espriler, tecrübeler katarak anlatmaktan bahsediyorum. O konunun geçmişi, etkilenimleri, alternatifleri ile olan ilişkisini vs. anlatabilmektir hikayeleştirme.

Hikayeler duygulara hitap eder, öğrenme duygularla doğrudan bağlantılıdır. Duygulara dokunmadığınız sürece öğrencilerinize bir şey öğretemezsiniz. Dünyanın en iyi videolarını, en iyi kurslarını kaynak gösterin, bunları duygularla bağlantılandırmazsanız o bilgiler anında uçar gider. Hikayeleştirme duygulara en iyi hitap eden yöntemlerden biridir. Tecrübe etmekte öyle. Hikayeleştirebilmeniz için konuya çok iyi hakim olmalısınız. Aynı şekilde esprili anlatmak için de konuya hakim olmanız çok önemli.

Anlattığınız konuya heyecan katmakta bir duygudur. Heyecanlı olun. Mesleğini, konusunu seven öğretmenler zaten bu heyecana sahiptir ve bu hemen öğrencisine de yansır.

Daha önce sosyal medya hesaplarımda paylaşmıştım, bence öğretimde kritik 4 başlık var:

Merak uyandırmayı yukarıda anlattım. "Basitleştirme", "zenginleştirme" ve "pekiştirme" konuya hakim olan öğretmenlerce yapılabilen diğer yaratıcı öğretme teknikleridir. Bunlar etrafta hazır bulunan araçlar değildir, sizin kendinizin oluşturmanız gereken öğretmenliğin yaratıcı taraflarındandır. Zaten bunun için "öğretmenlik" yaratıcı bir meslektir, hem sürekli öğrenmeyi hem de yaratıcı olmayı gerektirir.

Araçlar, Amaçlar

Yukarıda öğretme eylemi için gereken soyut kavramları anlatmaya çalıştım. Bunların yanına belki bir kaç nokta daha gelebilir benim atladığım, aklıma geldikçe yazıyı güncellerim. Bunların haricindeki her şey araçlar sınıfına girer, mesela "video izletmek" bir araçtır ve asla öğretimin, öğretmenin, mentörün vs. nin yerini alamaz. Teknik kitaplar, araştırmalar bunların hepsi öğrenmeye giden yoldaki araçlardır. Tersten söylersem öğrenci sadece "youtube" videosu izleyerek, sadece o konuda kitap okuyarak, araştırarak,proje yaparak öğrenmez. Bu ve bunun gibi araçların güzel sentezlenmiş kurgusuyla öğrenme gerçeklenir. Bu kurguyu yapacak olan da öğretmendir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenel Gönen - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler