.Bulut ve Ötesi

Bulut ve Ötesi

Eskiden beri web vardı, şimdi ise bu bulut oldu. Tabii aslında en anlaşılmayan kavramlardan biri de bulut. Bulut denince akla veri saklanan alan geliyor. Bu belki de bulutun en son özelliklerinden biridir, veri saklama işi zaten web'de eskiden beri vardı.

Peki o zaman nedir bulut? Aslında bulut web'in uygulama yapılabilir özel bir halidir. Diğer bir ifadeyle web'in iş yapan hali. Örneğin biz artık bir uygulamayı bulut için tasarlayıp, kodlayıp oradan çalıştırabiliyoruz. İnternete bağlı cihazlarla senkronize çalışıp (IOT) onlarla haberleşen, iş yapan, kompleks sistemleri bulut üzerinden tasarlayabiliyoruz. Değerler alıyor değerler gönderiyoruz, bulut üzerinden komutlar verebiliyoruz, yapay zekayı çalıştırabiliyoruz. Bulut sayesinde normal koşullarda erişemeyeceğimiz ana bilgisayarların gücüne erişip, inanılmaz bir işlem gücünü kullanabilir hale geliyoruz. Bütün cihazlarımızla senkronize çalışabiliyor, dilediğimiz her yerden her bilgiye, veriye erişebiliyoruz. Diğer bir değişle artık web'in uygulama geliştirme platformudur bulut.

İyi bir pratik olarak öğrencilerinize, bulut üzerinde senkronize çalışma araçlarını tanıtabilir, kullanmalarını teşvik edebilir, herhangi bir uygulamayla, cihaza bağlı kalmadan her an her yerde çalışabilecek bir alt yapıyı oluşturmalarına yardımcı olabilirsiniz.

Mesela USB veri saklama cihazlarını kullandırtmayın. Virüs taşıdıkları için hem güvenli değil hem de evde unuttum, bozuldu vs. gibi mazaretlere konu olabiliyor. Öğrencilerinizin ödevlerini, sunumlarını vs. gibi dokumanlarını kendilerini e-posta atarak saklama gibi bir alışkanlık edinmelerine izin vermeyin. Onun yerine bütün cihazlarıyla senkronize çalışabilen online ofis hizmetlerine yönlendirin. Üstelik bu servislerin çoğu öğrencilere ücretsiz.

Bulut uygulamalarını kullanmaya teşvik edin. Örneğin yerel bir e-posta programı yerine online e-posta kullanmasına teşvik edin. Yerel (yüklenip kullanılan) dokuman programları yerine, online dokuman programlarını kullanmaya teşvik edin. Mesela "Google Docs", "MS Office 365" oldukça kullanışlı servislerdir.

Printer, fotokopiyi yasaklayın, hem ağaç kıyımını önlersiniz hem de senkronize online çalışmaya teşvik etmiş olursunuz.

Kendi Başına Öğrenebilme
Kendi başına öğrenmek gelecek için kritik becerilerden biri, nedeni çok basit, teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki, artık herhangi bir konu da güncel kalabilmek, başkalarının o konuyu size anlatmasıyla mümkün değil. Eğer o konuda iyi bir seviyedeyseniz (eğer değilseniz önce o seviyeye gelmek için başkalarından yardım alarak öğrenin) diğerleri ancak sizinle bilgilerini paylaşabilir, bir şey öğretemez çünkü onlarda öğrenme sürecindedirler. Siz de öğrendiklerinizi paylaşabilirsiniz. Bu böyle sürer gider. Yani her an öğrenme durumu içinde olmamız, öğrenmeyi öğrenmemiz gerekir.

Bunun birinci koşulu sabırdır. Öğrencilerimize bilgiyi edinmenin ne kadar emek, sabır gerektirdiğini anlatmalıyız. Kendi başına öğrenme sürecinin meşakkatini, farklı kaynaklara, farklı bakış açılarına önem vermenin değerini, "nedenlerin" neden önemli olduğunu, bütün bunları sentezleyip, içselleştirip beceriye dönüştürmenin gerçek bilgiye giden yol olduğunu anlatmalıyız.

Benim gözlemlediğim hep "Nasıl" larla ilgili olunduğu, halbuki "Neden" ler en az onun kadar önemlidir. "Nasıl" bir şeyin nasıl yapıldığını gösterir, "Neden" ise farklı bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gerekene yardımcı olur; gelişmeyle, yaratıcılıkla ilgilidir.

Öğrencilerinizi "hata" yapma korkusundan arındırmaya çalışın, hatta hata yapmaları için teşvik edin. "Hata" hayatın her alanında en önemli öğrenme aracıdır. Hata yapmayan insan öğrenme sürecinde değil demektir. Onun için hata yapmanın aynı zamanda olumlu gelişime, öğrenime ait bir şey olduğunu anlatın.

Ayakkabı Bağlamak ve Diğer Beceriler
Sokakta yürüdüğünüzde dikkat edin, ciddi bir oranda kişinin ayakkabı bağcıklarının çözülmüş olduğunu görürsünüz. Eğitim böyle bir şey işte. Bazen okyanusları geçeriz ama ayakkabılarımızı bağlayamayız. Tabii burada "ayakkabı bağlamak" simgesel bir örnek. Bunun gibi temel yapılması gereken onlarca küçük beceri sıralayabilirim, tam anlamıyla yapılamayan.

Çocuklara ayakkabı bağlamayı öğretmek (veya tırnaklarını kesmesini, eşyalarını toplamasını vs.) sadece ailenin işi değil, okulunda destek olması, öğretmenlerinin de takipte olması gereken konulardır bunlar. Bu tip "Angarya" görünen işler aslında geleceğe hazırlanması için çok büyük şeyler ifade eder. (Bu konuda sayın hocamız Acar Baltaş'ın çok güzel tespitleri var, lütfen youtube'dan videolarını bulup izleyin, kitaplarını alıp okuyun emin olun çocuğunuz, öğrencileriniz için çok iyi bir yatırım olur.)

Bir kere çocuğa hayatta esas işlerin yanında yapılması gereken pek çok iş'de olduğunu gösterir. Sadece yapmayı sevdiği işleri değil, yapması gereken işleri de yapmayı öğretir.

Bu işlerin hayatın doğal akışı içinde olduğunu öğrenir. Peki öğretmenler nasıl yardımcı olabilir burada: "mesela ayakkabısını düzgünce bağlamamış ve/veya sürekli çözülen öğrencisine bir süre verip, o süre içinde doğru tekniği öğrenmesini isteyebilir, bu konuda ailelere göre daha avantajlı bir otoritededir çünkü öğretmen, ondan sonrasını zaten öğrenci halleder.

Ayakkabı bağcığı yerine bir sürü kolay çözüm geldi, ayakkabı bağı yerine onları kullanırım demek bir çözüm değildir. Ayakkabı bağlamak üst düzey bir el becerisidir. Elbiselerini katlaması, odasını, çantasını, masasını toplaması vs. hep ailelerin ve öğretmenlerin üzerinde dikkatle durması gereken konulardır. Bu angarya gibi duran detaylar çocuğu geleceğe hazırlayan eğitimin bir parçasıdır. Bütün öğretmen ve öğrencilere başarılar diliyorum.

Eskiden beri web vardı, şimdi ise bu bulut oldu. Tabii aslında en anlaşılmayan kavramlardan biri de bulut. Bulut denince akla veri saklanan alan geliyor. Bu belki de bulutun en son özelliklerinden biridir, veri saklama işi zaten web'de eskiden beri vardı.

Peki o zaman nedir bulut? Aslında bulut web'in uygulama yapılabilir özel bir halidir. Diğer bir ifadeyle web'in iş yapan hali. Örneğin biz artık bir uygulamayı bulut için tasarlayıp, kodlayıp oradan çalıştırabiliyoruz. İnternete bağlı cihazlarla senkronize çalışıp (IOT) onlarla haberleşen, iş yapan, kompleks sistemleri bulut üzerinden tasarlayabiliyoruz. Değerler alıyor değerler gönderiyoruz, bulut üzerinden komutlar verebiliyoruz, yapay zekayı çalıştırabiliyoruz. Bulut sayesinde normal koşullarda erişemeyeceğimiz ana bilgisayarların gücüne erişip, inanılmaz bir işlem gücünü kullanabilir hale geliyoruz. Bütün cihazlarımızla senkronize çalışabiliyor, dilediğimiz her yerden her bilgiye, veriye erişebiliyoruz. Diğer bir değişle artık web'in uygulama geliştirme platformudur bulut.

İyi bir pratik olarak öğrencilerinize, bulut üzerinde senkronize çalışma araçlarını tanıtabilir, kullanmalarını teşvik edebilir, herhangi bir uygulamayla, cihaza bağlı kalmadan her an her yerde çalışabilecek bir alt yapıyı oluşturmalarına yardımcı olabilirsiniz.

Mesela USB veri saklama cihazlarını kullandırtmayın. Virüs taşıdıkları için hem güvenli değil hem de evde unuttum, bozuldu vs. gibi mazaretlere konu olabiliyor. Öğrencilerinizin ödevlerini, sunumlarını vs. gibi dokumanlarını kendilerini e-posta atarak saklama gibi bir alışkanlık edinmelerine izin vermeyin. Onun yerine bütün cihazlarıyla senkronize çalışabilen online ofis hizmetlerine yönlendirin. Üstelik bu servislerin çoğu öğrencilere ücretsiz.

Bulut uygulamalarını kullanmaya teşvik edin. Örneğin yerel bir e-posta programı yerine online e-posta kullanmasına teşvik edin. Yerel (yüklenip kullanılan) dokuman programları yerine, online dokuman programlarını kullanmaya teşvik edin. Mesela "Google Docs", "MS Office 365" oldukça kullanışlı servislerdir.

Printer, fotokopiyi yasaklayın, hem ağaç kıyımını önlersiniz hem de senkronize online çalışmaya teşvik etmiş olursunuz.

Kendi Başına Öğrenebilme
Kendi başına öğrenmek gelecek için kritik becerilerden biri, nedeni çok basit, teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki, artık herhangi bir konu da güncel kalabilmek, başkalarının o konuyu size anlatmasıyla mümkün değil. Eğer o konuda iyi bir seviyedeyseniz (eğer değilseniz önce o seviyeye gelmek için başkalarından yardım alarak öğrenin) diğerleri ancak sizinle bilgilerini paylaşabilir, bir şey öğretemez çünkü onlarda öğrenme sürecindedirler. Siz de öğrendiklerinizi paylaşabilirsiniz. Bu böyle sürer gider. Yani her an öğrenme durumu içinde olmamız, öğrenmeyi öğrenmemiz gerekir.

Bunun birinci koşulu sabırdır. Öğrencilerimize bilgiyi edinmenin ne kadar emek, sabır gerektirdiğini anlatmalıyız. Kendi başına öğrenme sürecinin meşakkatini, farklı kaynaklara, farklı bakış açılarına önem vermenin değerini, "nedenlerin" neden önemli olduğunu, bütün bunları sentezleyip, içselleştirip beceriye dönüştürmenin gerçek bilgiye giden yol olduğunu anlatmalıyız.

Benim gözlemlediğim hep "Nasıl" larla ilgili olunduğu, halbuki "Neden" ler en az onun kadar önemlidir. "Nasıl" bir şeyin nasıl yapıldığını gösterir, "Neden" ise farklı bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gerekene yardımcı olur; gelişmeyle, yaratıcılıkla ilgilidir.

Öğrencilerinizi "hata" yapma korkusundan arındırmaya çalışın, hatta hata yapmaları için teşvik edin. "Hata" hayatın her alanında en önemli öğrenme aracıdır. Hata yapmayan insan öğrenme sürecinde değil demektir. Onun için hata yapmanın aynı zamanda olumlu gelişime, öğrenime ait bir şey olduğunu anlatın.

Ayakkabı Bağlamak ve Diğer Beceriler
Sokakta yürüdüğünüzde dikkat edin, ciddi bir oranda kişinin ayakkabı bağcıklarının çözülmüş olduğunu görürsünüz. Eğitim böyle bir şey işte. Bazen okyanusları geçeriz ama ayakkabılarımızı bağlayamayız. Tabii burada "ayakkabı bağlamak" simgesel bir örnek. Bunun gibi temel yapılması gereken onlarca küçük beceri sıralayabilirim, tam anlamıyla yapılamayan.

Çocuklara ayakkabı bağlamayı öğretmek (veya tırnaklarını kesmesini, eşyalarını toplamasını vs.) sadece ailenin işi değil, okulunda destek olması, öğretmenlerinin de takipte olması gereken konulardır bunlar. Bu tip "Angarya" görünen işler aslında geleceğe hazırlanması için çok büyük şeyler ifade eder. (Bu konuda sayın hocamız Acar Baltaş'ın çok güzel tespitleri var, lütfen youtube'dan videolarını bulup izleyin, kitaplarını alıp okuyun emin olun çocuğunuz, öğrencileriniz için çok iyi bir yatırım olur.)

Bir kere çocuğa hayatta esas işlerin yanında yapılması gereken pek çok iş'de olduğunu gösterir. Sadece yapmayı sevdiği işleri değil, yapması gereken işleri de yapmayı öğretir.

Bu işlerin hayatın doğal akışı içinde olduğunu öğrenir. Peki öğretmenler nasıl yardımcı olabilir burada: "mesela ayakkabısını düzgünce bağlamamış ve/veya sürekli çözülen öğrencisine bir süre verip, o süre içinde doğru tekniği öğrenmesini isteyebilir, bu konuda ailelere göre daha avantajlı bir otoritededir çünkü öğretmen, ondan sonrasını zaten öğrenci halleder.

Ayakkabı bağcığı yerine bir sürü kolay çözüm geldi, ayakkabı bağı yerine onları kullanırım demek bir çözüm değildir. Ayakkabı bağlamak üst düzey bir el becerisidir. Elbiselerini katlaması, odasını, çantasını, masasını toplaması vs. hep ailelerin ve öğretmenlerin üzerinde dikkatle durması gereken konulardır. Bu angarya gibi duran detaylar çocuğu geleceğe hazırlayan eğitimin bir parçasıdır. Bütün öğretmen ve öğrencilere başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenel Gönen - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler