TECRÜBELİ TEKNİK ELEMAN ARAMAK

Konuya ilgi duyan çok değerli vatandaşlarımız. Bir önceki yazımızda, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin üzerine karabasan gibi çöken 28 Şubat sürecinin bu okullarda yaptığı tahribatı dilimizin döndüğünce anlatmaya çalışmıştık. Bizi takip eden kıymetli okurlarımız, bu büyük tahribatın giderilmesi için bazı hususları dile getirdiğimizi hatırlayacaklardır. “Bir daha ki yazımızda bu konunun işverenle ilgili yönüne temas ederiz inşallah.” Diyerek noktalamıştık.

Yüreği bu memleket için çarpan her Türk vatandaşı, ülkemizin ekonomik olarak güçlü, refah düzeyinin yüksek olmasını ister. İstenilen güçlü ekonomiye ve refah düzeyine çıkabilmemiz için çözmemiz gereken birçok konunun yanında üretimin mutlaka artırılmasının gerekliliğine inanır. Üretimin artırılabilmesinin yollarından birisinin de: Mesleki Teknik Anadolu Lisesi mezunlarının, branşlarıyla ilgili alanlara istihdamlarının şart olduğunun vurgulanması gerektiğine kıymetli okurlarımızın da katıldığını düşünüyoruz.

Bu okul mezunları, dört yıllık eğitim sürecinde, “İşletmelerde meslek eğitimi” olarak ifade edilen işyerlerinde uygulamalı eğitim yaparlar. Bu eğitimle çalışma hayatının şartlarına hazır hale getirilirler. Resmi kurumlar ihtiyacı kadar mezunları sınava tabi tutarak kadrolarına dâhil ederler. Özel sektörse; her iş yeri kendine özgü usullerle çalışan alımı gerçekleştirir.

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu, Çalışmak için özel sektöre müracaat ettiğinde genellikle iki olumsuz cevapla karşılaştığını deneyimlerimizden biliyoruz. Bu gençlerin çalışma ve mesleğini icra etme hevesini kıran, cesaretini berhava eden hususun birincisi: Bize “Tecrübeli” çalışan lazım denmesi.

Bu cevap karşısında ister istemez bizim ve okurlarımızın da aklına özel sektöre sorulacak şu soru geliyor. Bu yeni mezun teknik lise çıkışlı genç işe alınıp çalıştırılmazsa nasıl “Tecrübe” kazanacak? Cevap verecek muhatap bulabilir misiniz? Hiç zannetmiyorum! Şayet cevap verecek olunursa: Bin türlü mazeret ve mahrumiyetten bahsedildiğine şahitlik edersiniz. Hatta belki de bu mazeretlerin çokluğundan bunalıp, sorudan bile vazgeçeceksiniz.

Çok değerli okurlarımız, “Tecrübeli” teknik eleman isteyen işverenlere aslında devlet imkân sunmuş. Kendi lisanınca diyor ki: Lise son sınıfta okuyan öğrenciyi; “İşletmelerde beceri eğitimi” kapsamında iş yerine kabul et, eğit tecrübe kazandır. İhtiyacın varsa ve dilersen mezun olan bu öğrenciler içinden beğendiğini işyerinde çalıştırmaya devam edebilirsin.

Kanunuyla konuşan devlet, işverene hitabına devam ediyor. Sayın işverenlerim, sizin dolayısıyla ülkenin yetişmiş teknik insan gücüne ihtiyacı var bunu biliyorum. Bu ihtiyacı karşılamak ve sürdürülebilir kılmak için: Beceri eğitimine aldığın her öğrencinin sigortasını ben ödeyeceğim. Sigorta yükümlülüğünüzü kaldırdım. Ayrıca

çalıştırdığın on sekiz yaşındaki bu öğrenciye asgari ücretin üçte biri kadar ücret ödemesinde bulunabilirsin. Bu ücretin vergisi de olmayacak diyerek. Görüldüğü gibi teknik ve tecrübeli insan gücü yetiştirmeye teşvik etmektedir.

Yaşanmışlıklardan biliyoruz ki. Bu gençlerin hevesini, kırıcı cesaretini berhava edici ikinci olumsuz cevapsa; “Asgari ücretle çalışacaksın!” Bu cevap, dört yıl mesleki eğitim görmüş büyük umutlarla iş arayan genç için can yakıcı olarak algılanıyor. “Hiçbir mesleki eğitimden geçmemiş vasıfsız bir insan mıyım ki?” Diyor. Benim mesleki değerim böyle olmamalı. Düşünceleri zihnini zonklatıyor.

Değerli okurlarımız bu insanlar genç ve bekâr insanlardır. Kendi kendine bir muhasebeye giriyor. Diyor ki ben asgari ücretle burada çalışıp makineler ve malzemelerle uğraşıp terleyeceğim. Sık sık iş tulumu yıkanacak aldığım asgari ücretin ciddi bir bölümü temizliğe harcayacağım. İş ayakkabıları. iş kıyafetleri. Sosyal alanlardan uzak kalmak ta cabası. Bu paraya cıvıl cıvıl olan Sosyal alanlarda çalışırım. Rengârenk ve canlı bir hayat içinde olurum. Üstüm pak olur. Yok canım bu paraya sanayinin kahrı çekilmez! Ben bu parayı her yerde kazanırım diyor. Sanayiden çıkış o çıkış.

Kendini değersiz hissettiren yapıya kahrediyor. Saygıdeğer okurlarımız bu durumda sizde aynı duyguları yaşar mısınız, ne dersiniz? Mezun gencimizin kafasında: “Aileme ve devletime bunca yıl yük oldum. Kendim çalıştım çabaladım. Ben neden “Teknik okul” okudum ki? Sanki kendileri gençken de tecrübilermiş gibi “Tecrübe” istiyorlar. Teknik elemana ihtiyacımız var derler ama “Asgari ücretten” de fazla veremezlermiş. Bizlere gereken değeri ve ücreti vermezseniz bulamazsınız tabi. Uzaydan mı gelecek aradığınız çalışanlar.” Gibi düşünceler sıralanır bir bir.

Benzer düşünceler devam eder kafasında: “Madem asgari ücretten fazla verilmiyor bende markette çalışırım, özel güvenlik olurum, parklarda bahçelerde, oto yıkamalarda, petrol istasyonlarında hâsılı iş bulur çalışırım.” Diyerek, düşüncesini uygulamaya koyuluyor. Yine kendi kritiğini yapmaya devam ediyor: “Sonra da bizler için; ‘İş beğenmiyorlar’ diyorlar. “Daha ne mi diyorlar; okullardan iyi öğrenci yetişmiyor! Teknik elaman bulamıyoruz serzenişinde bulunuluyorlar. Bizi savunacak mekanizmalar da olmayınca algı öyle yerleşiyor.” Dedikten sonra, susup durumu kabulleniyorlar bu gençler.

“Tecrübe” ve “Asgari ücretten fazla veremeyiz” anlayışı. Ülkenin Mesleki ve teknik Anadolu Liselerine darbe vurmuyor mu? Ülkemizin ve kıymetli işverenlerimizin insan kaynağını fakirleştirmiyor mu?

Bu düşünce ve hayıflanışı gençlere çok göremeyiz. Onları kınayamayız. Onlar haklıdırlar. Onlar yarının işverenleri ve üretimin sürükleyicisi olacaklar. Biz devlet ve işverenler olarak teknik eleman olmayı ve kalmayı, bunun içinse Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerini ve mezunlarını teşvik etmek zorundayız düşüncesindeyiz.

Nasıl mı? Biraz da işverenler düşünsün. Bu ülke hepimizin…Ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Köksal - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler