BÜYÜKŞEHİR Mİ BÜYÜKKENT Mİ?....GARİP HİKÂYE

Sempozyumlar, yapıldığı ilçenin ya da şehrin hakkında bilinmeyen önemli konuların gün ışığına çıkarılması, ele alınması, ilçenin ya da şehrin tanıtılması, tarihî, cograî, iktisadî bir çok hususta mekâna, bölgeye değer katma yönüyle önem arz eder.


Sempozyum her ne kadar dilimizde yer almayan bir ifade ise, ele alınan konularla ilgili, konularla alakalı dinleyicilere bilgi verme amaçlı ilmî toplantılardır.


Kimisinde konuşmacıya konuşması sonrasında değerlendirme arasında istenirse soru sorulabilir.


Kim akıl etmişse bu konuşmaların süresi, on beş dakika ile sınırlandırılmış.


Daha önce tebliğ, şimdi " bildiri " denilen sunumlar, birer özet şeklinde ele alınan konunun ipuçlarını verir.


Sempozyumlara tebliğ-bildiri sunmaktan kendisini men eden bir araştırmacı, ısrâr üzerine dinleyici olarak konuşmayı bu gün dinler.


Konuşma, üç imzalı. Muhtemelen en genç olan imza sahibi, önündeki metni okurken arka plânda yazı görünüyor, satır satır kayarak.


Kentten bahsediyor, konuşmacı. O kent bildiği şehirde yetişmiş kimi isimlerin adlarının nereye verildiklerini grafiklerle sunuyor.


Parklar, bahçeler, mahalleler, kütüphaneler, ...


Bu isimlerin yoğunlukta bulunduğu harita.


Konuşmacı  ikide bir kent der, durur.


Bu kentin bağrından çıkan isimlerin adları hangi mekanların tabelalarını süslemiş?


(...)


İlginç bir sunum, sabırla dinledi, yazar.


Sonrasında ikinci konuşmacı, bir portreyi sundu, dili döndüğünce.


Yazar, yerinden kalkıp kapıya yöneldi.


Sabahleyin bu sempozyuma kentin değil şehrin valisi katılmıştı.


Kentin milletvekilleri değil, şehrin milletvekilleri konuşmuştu.


Kentin üniversite rektörü değil şehrin üniversitesinin en yetkili ismi katılmıştı.


Dışarda kış mevsimi ve şubat ayı...


Yağmur çişeliyordu.


Elindeki program, kitap ebatındaydı. 


Siz deyin şiir kitabı, ben diyeyim bir kent rehberi.


Şehir rehberi kadar hacimli.


Aklında " Vali şehrin mi valisi kentin mi?" Sorusu.


Peki, kaymakam ünvanı birer kent olan ilçenin nesi olur?


Şehre " Kent" diyenler kazaya, kasabaya,  ilçeye ne diyecek?


Büyükşehir yerine " Büyükkent"  diyenle karşılaştınız mı?


Vali, kenti mi yönetir şehri mi?


Gelen otobüs durağa yanaşınca inenlerden birkaçı yazarı tanıdı.


Yazar, farķına varmadı öğrencilerin.


Aklında "Kent mi şehir mi ?" Sorusu.


Üniversite kampüsü-yerleşkesi içinde giden otobüs, bir durak sonra yolcularını almak için acele etti.


Acele eden otobüs müydü sürücüsü mü?


Kent ile biten kaç yerleşim alanı vardı, dünden bu güne, şehirleşen?


Semerkand, Taşkent,...


Kurulduklarında şehirden küçük, kasabadan büyük yerleşim yerlerini şimdi valiler yönetiyor.


Şar, şehir ise vilayet ne?


Vilayet ve vali...


Yazar, son durakta araçta tek yolcu olduğunun farkına vardı.


Son  dudaktaki tabela adeta vurucu son darbe oldu, günün sonunda: Yaşamkent Durağı 


Beylerbeyi-Vilayet-Şehir-İl...


Beylerbeyi, bir çok şehre bakar. Vilayet, hüķümetin temsil merkezi. Şâr'dan Şehir'e, Şehir'den Il'e doğru yerleşim alanlarının ķüçülmesi.


Kent-Kaza-Kasaba-Nahiye-Belde-Bucak-Ķöy-Mezra...


Kent, şehrin bir altı, büyükçe kaza. Kazanın küçük hali kasaba. Belde-Bucak-Köy-Mezra-Kom kazanın ve dolayısıyla ilçe-kentin bileşenleri.


Nahiye, kazaya bağlı kazadan küçük, köyden biraz büyük yerleşim alanı.


Yazar, Yaşamkent Durağı'nda inip evinin olduğu New Cıtyplus'a yöneldi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Ali Abakay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?
Tüm anketler