BİR NİSAN SABAHININ BLD. BAŞKANLARINA AÇIK MEKTUP

BİR NİSAN SABAHININ BLD. BAŞKANLARINA AÇIK MEKTUP

( Parti gözetilmemektedir.)

Bu mektuba benzer bir mektubu Sincan da 16.04.1999 da “ !9 Nisan sabahının başkanına açık mektup “ başlığı ile kamuoyu önünde bir mektup yazmıştım. 25 sene evvel ki mektubumun muhatabı çok kıymetli üstadım Rüstem Altunbaş olmuştu. Ve Rüstem Bey o mektubu görev süresini doldurduğunda personeli ile vedalaşırken hepsinin huzurunda okumuştu. Ben bu olayı değerli kardeşim Recep Sivri kardeşimden öğrenmiştim.

Bir Nisan Sabahının başkanına yazdığım mektup özel değil geneldir. Tüm Türkiye’ye hitap etmek istiyorum. Benim için dikkate alınmanın hiç önemi yoktur. Dikkate alan alır almayan almaz. Önemli olan benim mesajımı vermiş olmamdır. Bu konuda parti de gözetmiyorum.

Hür bir ülkede yaşıyorsak düşüncelerimizi ve tespitlerimizi açıkça belirtmeliyiz. Ben de bunu yapıyorum.

Önce şunu ifade edeyim ki; parti teşkilatları adayları değerlendirirken objektif davranmıyor. Belki de davranamıyorlar. İşlerine kim gelirse, kim daha kullanışlı olursa teşkilat başkanları, milletvekilleri, etkili ve yetkililer istisnalar hariç demokratik değil tarafgir davranıyorlar. Bu durumda milli irade ölümcül yaralar alıyor.Ve sonunda lideri kaşla göz arasında kandırıyorlar. Kandıranlar bunun müeyyidesine de peşinen razı olmalıdırlar.

Siyasetçiler akıllıdır. Hele seçilmiş olanlar daha çok akıllıdırlar. Onların aslında aklıselim danışmanlara ihtiyaçları yoktur. Danışman seçerken danışmamak üzere danışman seçerler. Daha doğrusu danışılabilecekleri seçmezler. Bu işte istisnalar hariç “ tamam efendimciler” danışmanlık koltuklarına otururlar.

Şimdi bakıyorum 25 sene evvel yazdıklarım aynen geçerliliğini koruyor. Tabii ki önce seçilmiş tüm başkanları tebrik ediyorum. Halkımızın iradesi dayatılan adaylar nezdinde bir defa daha tecelli etmiştir. Ve Rabbimden hayırlı hizmetler yapmalarını temenni ediyorum. Bendeniz o gün Sincan’a özel yazdıklarımı bu gün genel olarak hitap ediyorum,aynen tekrarlayarak yazıyorum.

*****

Başkanlık koltuğunu hak eden bir kişinin elbette çok bildiği vardır. Fakat bendeniz vatandaşlık hakkımı kullanarak bu mektubu yazıyorum.

*Gayeniz hem Hak’kı hem de halkı memnun etme olmalıdır

* Yükselirken etrafınıza iyi bakın, çünkü düşerken yine onları göreceksiniz.

* Kendisini idare edemeyen neyi idare ederse etsin başarılı olamaz. Önce kendinizi, sonra belediyeyi idare ediniz.

* Öfkeli insan geçici delidir. Atasözü gereği öfkeli anlarda karar vermeyiniz.

* Kılavuzunuz akıl ve aklıselim insanlar olmalıdır.

* Dalkavukla samimi insanları ayırt etmelisiniz. Dalkavuklara sakın ha rağbet etmeyiniz.

* Haklının hakkını teslim edenlerden olunuz. Yönettiğiniz insanlar çeşitli görüşlere mensup olabilirler, siz başarı ve beceriyi baz alınız.

* Adam kayırmayınız.

* Adamına göre iş değil, işe göre adam prensibinden ayrılmayınız.

* Gariplerin ve mazlumların dostu olunuz.

* Halktan kaçmayın, halktan korkmayın ve daima halk ile iç içe olunuz.

* Sadece siz oy verenlerin değil, tüm insanların başkanı olunuz. Tüm insanların gönlünde taht kurmaya gayret ettiğiniz sürece kazanan siz olacaksınız. Halkın bağrı mümbit toprak gibidir.

* Asalaklığın ve beceriksizliğin karşısında olunuz.

* Hizmet merciisiniz, hizmet etmek boynunuzun borcudur. Amacınız bu borcunuzu hakkıyla ödemek olmalıdır.

* Sadece ve sadece belediye başkanlığı yapınız.

* İmkânları atılan her adımda, yapılan her işte, genel durumunuzu gözden geçirerek hareket ediniz.

* Özellikle mesai saatlerinde makamınızda-görevinizin başında olunuz. Tüm yöneticilerinizin personel izden önce işe başlamalarını, personelinizden sonra işi bırakmalarını temin ediniz. Bu kurala siz de riayet ediniz.

* Para önemli, ama her şey para değil, parasızda veya az para ile çok işler yapılabileceğini unutmayınız.

* Acı söyleyen dostlarınızı itmeyiniz.

* Sunulan teklifler paketinin yaldızına değil içine bakınız.

* Dostlarınız çoğalacak, çevreniz genişleyecek, bu size eski dostlarınızı unutturmasın.

* Kimseye minnet borcunuz yok, sizi halkın seçtiğini ve sadece halka minnet borcunuz olduğunu unutmayınız.

* Sayın başkanım bu mektubu ancak 18 Nisandan önce yazabildim. Kim olduğunuzu bilmeden size ve Sincanlıya; sevgi, barış ve kardeşlik içinde geçen geçen günler ve yıllar diliyorum. Allah mahcup etmesin.

Sadettin Bayram 16.04.1999

*****

Gelelim bu güne. Bu mektup tüm başkanlara şamildir. Görünen odur ki siyaset mecrasından çıkmıştır. İdeolojik ve bölücü maksatlı kullanılabilmek için istismar edilmektedir.

Bu gün de her türlü zulme ve haksızlığa karşı durmanız gerekmektedir. Şehrül eminlik makamının hakkına vererek herkesin başkanı olunuz ve amacınız yalnız belediyecilik olsun. Doğru, dürüst, namuslu, çalışkan ve üretken olunuz. En önemlisi milli olunuz.

Bâki Selamlar…..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadettin Bayram - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Ufuk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Ufuk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Ufuk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Ufuk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'da Hangi Milletvekilini Daha Çok Tanıyorsunuz?