Adnan Korkmaz
Köşe Yazarı
Adnan Korkmaz
 

GIDA’DA NELER OLUYOR!

Sayın okurlar: Tarih boyunca gıda en stratejik ürün olmuştur. Gıda güvencesi ise devletlerin en önemli konusu olmuştur. Son 40-50 yılda tarımdaki gelişmelerle tarımsal üretimlerde çok büyük artışlar olmasına karşılık bu yeni üretim tarzı birçok gıda kaynaklı sağlık riskini de beraberinde getirmiştir.   Günümüzde; başta gelişmiş ülkeler olmak üzere gıda güvencesi kaygısının yerini gıda güvenliği almaya başlamıştır. Gıda güvenliği konusunda her devletin bir sorumluluğu olması gerekir. Ancak bu sorumluluk çok etkili bir gıda denetimiyle sağlanabilir. Türkiye etkin bir gıda denetim için uygun yasal alt yapıya yaklaşık 50 yıllık uğraşısı vardır. Fakat buna rağmen ülkemizde gıdaların kontrolü bir türlü denetim altına alınamadı!   Her ne kadar 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi Tüketimi ve Denetlemesiyle ilgili Kanun ve buna bağlı olan Kodeks, işyeri açılış, ışınlama kırmızı etler, kanatlı etleri ve gıdaların üretim, tüketim ve denetlenmesine yönelik yönetmelikler çıkarılmış ise de bunlar genelde kâğıt üzerinde kalmaktadır!   Denetim ile ilgili kısımlar 1970’li yılların başından bu yana geliştirilmesine karşılık ancak sayıları günümüzde 40 bini aşan gıda iş yerinin etkili bir şekilde denetlenmesi oldukça zordur! Bu zorluk toplam iller bazında değerlendirildiğinde gıda eğitimi almış denetçi sayısının azlığı, laboratuvar sayısı ve alt yapılarının ihtiyacı henüz karşılamadığı bir gerçektir. Kanun ve yönetmeliklerin sıkça değiştirilmesi ise ayrıca büyük bir handikaptır!   İnsanoğlunun yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi için temel gıda maddelerine ihtiyacı vardır. Temel bir hak olarak kabul edilen gıda maddelerinin aynı zamanda insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olması için bunca mücadele verilirken, yeni aldığımız duyuma göre Tarım Bakanlığı Gıda Kanununda değişiklik yapacakmış!   ANAYASADAN BİR HATIRLATMA: Anayasa Madde 26: “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yazma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” denilmektedir. Anayasanın bu açık hükmüne karşın gıda maddesiyle ilgili düşüncelerin anlatılmasında ya da açıklamasında cezai müeyyideler getirilmek istendiğine dair duyumlar ise karışık olan kafaları daha da karıştırıyor!   TBMM’sine sunulacak olan teklif Anayasanın 26. Maddesini yok sayacak; gıda ve beslenme konusunda konuşma, yazma ve haber yasağı getiriyor. Yasakla kalmıyor: Gıda Bilim Kurulu kuruluyor. Kurul izinsiz konuşan, yazan ve haber yapana 50.000 TL para cezası verecek!   Bill/ Melinda Getes Vakfı ile TC. Tarım Bakanlığı’nın sessiz sedasız imzaladığı protokolün içeriği henüz kesin olarak bilinmiyor. Bu kadar saklanan gıda yasası nereden çıktı? Gıda ile ilgili konuşmak neden yasaklanıyor. Gizlenen ne var?   TEKLİF NEYİ YASAKLIYOR? *Medya ve sosyal medyada gıdayı konuşmayı; *Beslenme ve gıda konularında fikir beyan etmeyi; *Gıdalara eklenen zararlı katkıları; *Genetik müdahaleyi eleştirmeyi suç haline getiriyorlar! *İster tv, radyo, gazete, dergi ve haber siteleri gibi haber mecralarında konuşulan ve yazılanları; *İsterse de sosyal medya paylaşımı yapılsın hepsi 50.000 TL cezaya maruz kalacak. Sosyal medyadan alıntıdır. Sonuç: Gıda yaşamdır. Gıdamıza, geleceğimize sahip çıkılması gerekir. Çıkarılması tasarlanan Gıda Yasasının geri çekilmesi için hep birlikte mücadele verelim. Umarım Tarım Bakanlığı protokolün maddelerini bir daha gözden geçirir ve yapılan yanlıştan geri döner…
Ekleme Tarihi: 07 Temmuz 2021 - Çarşamba

GIDA’DA NELER OLUYOR!

Sayın okurlar:

Tarih boyunca gıda en stratejik ürün olmuştur. Gıda güvencesi ise devletlerin en önemli konusu olmuştur. Son 40-50 yılda tarımdaki gelişmelerle tarımsal üretimlerde çok büyük artışlar olmasına karşılık bu yeni üretim tarzı birçok gıda kaynaklı sağlık riskini de beraberinde getirmiştir.

 

Günümüzde; başta gelişmiş ülkeler olmak üzere gıda güvencesi kaygısının yerini gıda güvenliği almaya başlamıştır. Gıda güvenliği konusunda her devletin bir sorumluluğu olması gerekir. Ancak bu sorumluluk çok etkili bir gıda denetimiyle sağlanabilir. Türkiye etkin bir gıda denetim için uygun yasal alt yapıya yaklaşık 50 yıllık uğraşısı vardır. Fakat buna rağmen ülkemizde gıdaların kontrolü bir türlü denetim altına alınamadı!

 

Her ne kadar 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi Tüketimi ve Denetlemesiyle ilgili Kanun ve buna bağlı olan Kodeks, işyeri açılış, ışınlama kırmızı etler, kanatlı etleri ve gıdaların üretim, tüketim ve denetlenmesine yönelik yönetmelikler çıkarılmış ise de bunlar genelde kâğıt üzerinde kalmaktadır!

 

Denetim ile ilgili kısımlar 1970’li yılların başından bu yana geliştirilmesine karşılık ancak sayıları günümüzde 40 bini aşan gıda iş yerinin etkili bir şekilde denetlenmesi oldukça zordur! Bu zorluk toplam iller bazında değerlendirildiğinde gıda eğitimi almış denetçi sayısının azlığı, laboratuvar sayısı ve alt yapılarının ihtiyacı henüz karşılamadığı bir gerçektir. Kanun ve yönetmeliklerin sıkça değiştirilmesi ise ayrıca büyük bir handikaptır!

 

İnsanoğlunun yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi için temel gıda maddelerine ihtiyacı vardır. Temel bir hak olarak kabul edilen gıda maddelerinin aynı zamanda insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olması için bunca mücadele verilirken, yeni aldığımız duyuma göre Tarım Bakanlığı Gıda Kanununda değişiklik yapacakmış!

 

ANAYASADAN BİR HATIRLATMA:

Anayasa Madde 26: “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yazma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” denilmektedir.

Anayasanın bu açık hükmüne karşın gıda maddesiyle ilgili düşüncelerin anlatılmasında ya da açıklamasında cezai müeyyideler getirilmek istendiğine dair duyumlar ise karışık olan kafaları daha da karıştırıyor!

 

TBMM’sine sunulacak olan teklif Anayasanın 26. Maddesini yok sayacak; gıda ve beslenme konusunda konuşma, yazma ve haber yasağı getiriyor. Yasakla kalmıyor: Gıda Bilim Kurulu kuruluyor. Kurul izinsiz konuşan, yazan ve haber yapana 50.000 TL para cezası verecek!

 

Bill/ Melinda Getes Vakfı ile TC. Tarım Bakanlığı’nın sessiz sedasız imzaladığı protokolün içeriği henüz kesin olarak bilinmiyor. Bu kadar saklanan gıda yasası nereden çıktı? Gıda ile ilgili konuşmak neden yasaklanıyor. Gizlenen ne var?

 

TEKLİF NEYİ YASAKLIYOR?

*Medya ve sosyal medyada gıdayı konuşmayı;

*Beslenme ve gıda konularında fikir beyan etmeyi;

*Gıdalara eklenen zararlı katkıları;

*Genetik müdahaleyi eleştirmeyi suç haline getiriyorlar!

*İster tv, radyo, gazete, dergi ve haber siteleri gibi haber mecralarında konuşulan ve yazılanları;

*İsterse de sosyal medya paylaşımı yapılsın hepsi 50.000 TL cezaya maruz kalacak. Sosyal medyadan alıntıdır.

Sonuç:

Gıda yaşamdır. Gıdamıza, geleceğimize sahip çıkılması gerekir. Çıkarılması tasarlanan Gıda Yasasının geri çekilmesi için hep birlikte mücadele verelim. Umarım Tarım Bakanlığı protokolün maddelerini bir daha gözden geçirir ve yapılan yanlıştan geri döner…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniufukgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.